SON DAKİKA
Türk savunma sanayisinin insansız sistemler alanındaki yükselişi yeni bir platformla daha güç kazandı. Baykar, maliyet etkin savunma konsepti doğrultusunda geliştirdiği K2 Kamikaze İHA’yı kamuoyuna tanıttı. Milli ve özgün imkanlarla geliştirilen platform, özellikle otonomi, yapay zeka ve formasyon uçuş kabiliyetleriyle dikkat çekiyor. Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan 5 adet K2, Saros Körfezi üzerinde iki gün boyunca gerçekleştirilen testlerde “sağ kademe”, “çizgi” ve “V” formasyonlarında görev yaparak önemli bir eşiği geride bıraktı. Baykar’ın açıkladığı verilere göre K2, sürü içindeki diğer hava araçlarına göre kendi konumunu belirleyip formasyondaki yerini hassas biçimde koruyabiliyor.
K2 Kamikaze İHA’nın öne çıkan en önemli özelliklerinden biri, gelişmiş yapay zeka destekli sürü sinerjisi ile hareket edebilmesi oldu. Testlerde platformların sensör, yazılım ve otonom kontrol kabiliyetleri sayesinde görev paylaşımı ve dizilim düzeni başarıyla sürdürüldü. K2’nin yalnızca mevcut formasyonlarla sınırlı kalmadığı, “Turan” ve “duvar” gibi farklı sürü düzenlerini de uygulayabildiği belirtildi. Bu durum, platformun gelecekte daha karmaşık harekat senaryolarında kullanılabileceğine işaret ediyor. Ayrıca Baykar, AR-GE çalışmalarının ilerleyen aşamalarında mühimmatını hedefe bıraktıktan sonra üsse geri dönebilen ve yeniden kullanılabilen versiyonlar üzerinde de çalışıldığını duyurdu. Bu yaklaşım, klasik “feda edilebilir” kamikaze platform anlayışına yeni ve maliyet avantajı sağlayan bir boyut kazandırıyor.
Platformun teknik kabiliyetleri de dikkat çekici bir seviyede bulunuyor. K2, 800 kilogram azami kalkış ağırlığına sahip olmasıyla sınıfının en büyük kamikaze İHA’sı olarak öne çıkıyor. 200 kilogram harp başlıklı mühimmat taşıyabilen sistem, bu sayede kritik hedeflere karşı yüksek tahrip gücü sunabiliyor. 2.000 kilometreyi aşan menzili, 200 km/s’nin üzerindeki hızı ve 13 saatin üstündeki havada kalış süresi ise K2’yi yalnızca taktik değil, aynı zamanda stratejik görevler için de uygun hale getiriyor. Kısa pistlerden kalkış ve iniş yapabilmesi, operasyon bölgelerinde lojistik esnekliği artırırken, sahada hızlı konuşlanma avantajı da sağlıyor.
K2’nin bir diğer kritik yönü ise elektronik harp ortamlarında görev yapabilme kapasitesi oldu. GNSS sinyallerinin bulunmadığı veya yoğun karıştırmaya maruz kaldığı alanlarda çalışabilecek şekilde tasarlanan seyrüsefer mimarisi, platforma önemli bir dayanıklılık kazandırıyor. Gimbal kamera ve gövde altında yer alan gece görüş destekli kamera sistemi sayesinde yeryüzü şekilleri görsel olarak taranıyor ve bu verilerle konum kestirimi yapılabiliyor. Böylece K2, GPS/GNSS desteğinin olmadığı durumlarda bile hedefine otonom biçimde ilerleyebiliyor. EO/IR gimbal kamera sistemi aynı zamanda keşif-gözetleme ve görsel kilitlenme kabiliyeti sunarken, koordinat tabanlı hassas vuruş yeteneği de platformun vurucu gücünü artırıyor. LOS ve BLOS uydu veri bağı özellikleri ise operasyonel esnekliği üst düzeye taşıyor. Baykar’ın son yıllarda ihracat başarısını sürekli artırdığı düşünüldüğünde, K2’nin de hem Türk Silahlı Kuvvetleri hem de uluslararası pazar için dikkat çeken yeni bir güç çarpanı olması bekleniyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Airbus U145 tam otonom insansız helikopter tanıtıldı
Avrupa'da Yeni Nesil Savaş Uçağı Projesi: Airbus Öncülüğünde Alternatif…
Türk savunma sanayi ihracat hedefini 2028'de ilk 10'a girmek olarak…
Roketsan'ın Alka Lazer Sistemi Türkiye'nin Hava Savunmasının Temel Katmanı
GKRY Sırbistan'dan Tamnava ÇNRA, Fransa'dan H145M Tedarik Etti
ROKETSAN ALKA, ÇELİK KUBBE'nin lazer savunmasını güçlendiriyor
Yunanistan V-BAT İHA Tedarikini Genişletiyor
HAVELSAN'ın HÜRJET Simülatörleri İspanya'ya İhraç Ediliyor