SON DAKİKA
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Londra merkezli Chatham House tarafından düzenlenen "Ankara'dan Perspektifler: NATO Zirvesinin Güvenlik ve Savunma Etkileri" panelinde, Türkiye'nin savunma sanayi kapasitesi ve teknolojik gelişim yeteneği sayesinde NATO'nun yeni güvenlik mimarisinde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Demiroğlu, savunma endüstrisinin eğilimlerini, değişen güvenlik gereksinimlerini ve teknolojinin dönüştürücü etkisini ele alan tartışmalarda, Türk savunma sektörünün artık sadece askeri platform geliştirmekten öteye giderek "NATO 3.0" vizyonunun şekillendirdiği yeni güvenlik mimarisinde stratejik bir paydaş haline geldiğini ifade etti.
TUSAŞ liderliğine göre, üretim kapasitesi, teknolojik gelişim ve ortak endüstriyel projeler NATO'nun kolektif caydırıcılığının temel unsurları haline gelmiştir. Yeni güvenlik paradigması altında, güvenlik sadece askeri güce değil, aynı zamanda güçlü bir savunma sanayi, sürdürülebilir üretim kapasitesi, dirençli tedarik zincirleri, teknolojik üstünlük ve müttefikler arasındaki işbirliğine bağlıdır. Demiroğlu, Türk savunma sanayi ekosisteminin bu yaklaşımı desteklemek için iyi konumlandığını ve TUSAŞ'ın yerli platformları, mühendislik altyapısı ve üretim yetenekleri aracılığıyla bu sürece katkı sağladığını belirtmiştir.
Demiroğlu, Türkiye'nin sadece kendi savunma ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, dost ve müttefiklerinin güvenliğine de katkı sağlayan önemli bir üretici haline geldiğini vurgulamıştır. Ayrıca, Avrupa güvenliği için daha güçlü transatlantik işbirliğinin önemini de ön plana çıkarmış, "Atlantik'in her iki tarafından katkılarla daha güçlü bir NATO görmek istiyoruz" demiştir. Savunma harcamaları değerlendirilirken, bütçe büyüklüğünün yanı sıra belirli tehditleri karşılamak için geliştirilen yeteneklerin de dikkate alınması gerektiğini söylemiştir.
Hürjet programı, Türkiye'nin NATO ekosistemi içindeki konumunu güçlendirmede stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Demiroğlu, Hürjet ileri eğitim uçağının İspanya'ya ihracatının ticari bir başarıdan çok daha fazla anlam taşıdığını belirtmiş, projenin Türkiye'nin havacılık teknolojilerinin Avrupa ve NATO savunma ekosistemi içindeki konumunu güçlendirdiğini ifade etmiştir. Hürjet'in farklı kullanıcı gereksinimlerine uyarlanabileceğini ve NATO standartlarına uygun görevler gerçekleştirebileceğini söyleyen Demiroğlu, bunun müttefiklerle işbirliğini derinleştirmeye yardımcı olacağını vurgulamıştır.
Demiroğlu, hızlı üretim yapılabilen ve operasyonel ihtiyaçlara uyarlanabilen uygun maliyetli sistemlerin, ileri platformlarla birlikte giderek daha önemli hale geldiğini belirtmiştir. TUSAŞ'ın, Türkiye'nin savunma endüstrisindeki küresel konumunu güçlendirmeye devam ederken, NATO'nun ve Avrupa'nın gelecek güvenlik mimarisine katkı sağlamaya kararlı olduğunu söylemiştir.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
ASELSAN'ın Optik Sistemi Güney Afrika'nın Mwari Uçağına Entegre Edildi
Anduril Thunder: 5. Seviye Otonomi ile Döner Kanatlı Savaş Aracı
Bayraktar AKINCI, TOLUN-P ile Elektronik Harp Ortamında Hedefi Vurdu
TUSAŞ ve Lockheed Martin T-70 Üretimine Hazırlanıyor
ASELFLIR-500 Güney Afrika'nın Mwari Uçağına Entegre Edildi
Otokar'ın Romanya Tesisinde COBRA II Üretimi Başladı
TUSAŞ'ın kamikaze İHA ailesinde yeni üye: AYAZ
KAAN'a yerli motor: 2033 hedefi belirlendi