SON DAKİKA
Avrupa Savunma Ajansı (EDA), Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmek, ortak askeri kabiliyetler geliştirmek ve savunma sanayileri arasında entegrasyonu artırmak amacıyla kurulan kritik bir yapıdır. Türkiye ise Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen, coğrafi konumu, askeri gücü ve gelişmiş savunma sanayisi sayesinde Avrupa güvenlik mimarisinde vazgeçilmez bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Özellikle Orta Doğu, Karadeniz ve Doğu Akdeniz hattında artan güvenlik riskleri, Türkiye’nin Avrupa savunma denklemindeki rolünü daha da önemli hale getirmiştir. Avrupa Savunma Ajansı ile Türkiye arasındaki ilişki, tam üyelikten ziyade stratejik iş birliği ve karşılıklı çıkarlar ekseninde şekillenmektedir.
İlişkilerin daha teknik boyutuna bakıldığında, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi projeleri, Avrupa ülkeleri için dikkat çekici bir potansiyel sunmaktadır. İnsansız hava araçları, radar sistemleri, elektronik harp kabiliyetleri ve zırhlı kara platformları gibi alanlarda elde edilen ilerlemeler, Türkiye’yi Avrupa savunma ekosisteminde tamamlayıcı bir ortak konumuna taşımaktadır. Her ne kadar siyasi faktörler ve AB-Türkiye ilişkilerindeki dalgalanmalar, EDA ile kurumsal entegrasyonu sınırlasa da; NATO üyeliği, ortak tatbikatlar ve teknik uyum süreçleri sayesinde Türkiye, Avrupa güvenliğine fiilen katkı sunmaya devam etmektedir. Tarihsel olarak bakıldığında, Avrupa’nın savunma politikalarında yaşanan her kırılma noktası, Türkiye’nin stratejik değerini yeniden gündeme taşımış; bu durum, iki taraf arasında pragmatik ve çok boyutlu bir savunma ilişkisi doğurmuştur.