SON DAKİKA
Alçak irtifa hava savunma tehditleri, modern savaş ve güvenlik ortamında en hızlı gelişen risk alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Düşük irtifadan gelen tehditler; radarlara yakalanma olasılığı düşük, maliyeti görece ucuz ve etkisi yüksek sistemlerden oluşur. Özellikle insansız hava araçları (İHA), mini dronlar ve alçak irtifadan uçabilen seyir füzeleri, askeri üslerden kritik altyapılara kadar geniş bir alan için ciddi risk yaratır. Bu tehditler, klasik hava savunma sistemlerinin boşluklarını hedef alarak sürpriz etki oluşturur ve savunma reflekslerini zorlar.
Teknik açıdan bakıldığında, alçak irtifa tehditlerinin en büyük avantajı yer şekillerini kullanarak gizlenebilmesi ve radar kör noktalarından faydalanabilmesidir. Gelişmiş elektronik harp, karıştırma sistemleri ve otonom uçuş kabiliyetleri, bu tehditleri daha da karmaşık hale getirir. Bu nedenle modern ordular, kısa menzilli hava savunma sistemleri, hızlı tepki veren radarlar ve yapay zekâ destekli komuta-kontrol altyapılarına yatırım yapmaktadır. Alçak irtifa hava savunması, artık sadece askeri bir konu değil; enerji tesisleri, havaalanları ve sınır güvenliği açısından da stratejik bir zorunluluk olarak değerlendirilmektedir.