SON DAKİKA
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda, Türkiye'nin mevcut savunma sanayisi mimarisinin ve üretim kapasitesinin Avrupa'daki ülkelerle ortak üretim konusunda kritik bir rol oynayabileceğini vurguladı. İkinci, bu zirvede NATO üyesi ülkelerin endüstri ortaklarıyla yapılan görüşmelerde, Türkiye'nin tedarik zinciri ve üretim yeteneklerinin Avrupa'nın savunma açığını kapatmada nasıl kullanılabileceğinin merkezi konulardan biri olduğunu ifade etti.
ROKETSAN, Türkiye'nin savunma sanayi ekosisteminin temel taşlarından biridir. Kuruluşundan bu yana füze, roket ve güdümlü mühimmat sistemlerinin tasarımı, geliştirmesi ve üretiminde öncü rol oynamaktadır. Şirket, akıllı mühimmatlar, balistik füzeler, hava savunma füzeleri ve tanksavar füzelerinin tamamını üretme kapasitesine sahiptir. Bu çeşitli ürün portföyü, ROKETSAN'ı NATO standartlarında çok yönlü bir tedarikçi konumuna getirmiştir. Genel Müdür İkinci'nin açıklamalarına göre, şirket şu anda üretim kapasitesini artırarak bu sistemleri başarıyla üretmeye devam etmektedir.
Türkiye'nin savunma sanayisinin en büyük gücü, 3 bin 500'den fazla irili ufaklı firmadan 2 bine yakınının üretim yaptığı kapsamlı tedarik zinciridir. Bu ekosistemin Avrupa'nın hiçbir yerinde bulunmadığı belirtilmektedir. ROKETSAN ve diğer büyük savunma şirketleriyle işbirliği yapılarak, Türkiye'nin tedarik zinciri Avrupa'nın acil ihtiyaçlarını hızlı şekilde karşılayabilir. Geçen yıl 10 milyar dolar ihracat yapan sektör, ortak üretim modellerinin açılması durumunda 15-20 milyar dolara ulaşabilir. Bu potansiyel, NATO'nun savunma sanayii stratejisinde Türkiye'nin rolünü önemli ölçüde artıracaktır.
TAYFUN füzesi, ROKETSAN tarafından geliştirilen hipersonik bir sistem olup, NATO'nun caydırıcılığının temel unsurlarından biridir. Blok 1, 2 ve 3 versiyonlarının üretimi devam ederken, Blok 4 ile bu aile tamamlanacaktır. En son Karadeniz'deki test, TAYFUN'un hareketli hedefleri seçerek vurabilme yeteneğini göstermiştir. Yüzlerce kilometre öteden deniz alanındaki hareketli hedefleri imha edebilme becerisi, sistem ailesine ciddi bir caydırıcılık etkisi katmıştır. NATO üyesi ülkeler arasında bu tür kabiliyetlerin geliştirilmesi için işbirliği modelleri yoğun şekilde ele alınmaktadır.
Dünya savunma sanayisinde, drone teknolojileri, akıllı mühimmatlar ve balistik füzeler en fazla talep gören sistemlerdir. Birçok NATO ülkesi Türkiye'nin drone teknolojilerinin kullanıcısı konumundadır. Bununla beraber, dünyanın en önemli savunma sistemlerinin Türkiye tarafından üretildiği bir dönem yaşanmaktadır. Avrupa'daki büyük savunma şirketleriyle ortak üretim projeleri, NATO'nun uzun vadeli teknoloji projeksiyonu ve acil ihtiyaçları için ROKETSAN ve Türk savunma sanayi tarafından ciddi bir katkı sağlanabilir. Zaten bu alandaki talep çok ciddi bir düzeydedir.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Türk savunma sektörü küresel ortaklık vizyonunu güçlendiriyor
NATO Sekreteri Rutte, Türk Savunma Sanayii Modelini Övdü
Türkiye-Birleşik Krallık Güvenlik ve Savunma Ortaklığı imzalandı
NATO Zirvesi Diyaloglarında Savunma Sanayi İşbirliği Vurgulandı
Türkiye'nin savunma sanayi NATO müttefiklerinin ihtiyaçlarını karşılamaya…
NATO Ankara Zirvesi'nde savunma işbirliği ve tedarik vurgusu
Fransa, SAMP/T Hava Savunma Sistemi Satışında Türkiye'ye Açılıyor
ASELSAN'ın NATO Pazarındaki Payı Yüzde 50'yi Aştı