SON DAKİKA
Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii ürünleri, bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde uluslararası pazarda daha fazla dikkat çekmeye devam ediyor. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’nin açıklamalarına göre, özellikle Körfez ülkeleri şirketin SUNGUR hava savunma sistemi ile lazer güdümlü CİRİT mühimmatından geliştirilen PUSU çözümüne yoğun ilgi gösteriyor. İkinci, son dönemde yaşanan çatışmaların hava savunma, balistik füze ve drone tehdidine karşı etkili sistemlerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye’nin “Çelik Kubbe” vizyonunu tüm unsurlarıyla hızla inşa etmeye devam ettiğini ifade etti.
ROKETSAN’ın açıklamalarında, modern savaş sahasında özellikle kamikaze dronlar ve düşük maliyetli hava tehditlerinin öne çıktığına dikkat çekildi. Murat İkinci, SUNGUR ve PUSU gibi sistemlerin sahada bu tehditlere karşı aktif şekilde değerlendirildiğini, ancak ihracat taleplerine rağmen önceliğin Türkiye’nin kendi güvenlik ihtiyaçları olduğunu vurguladı. Şirketin, önce Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taleplerini karşılamak, ardından dost ve müttefik ülkelere çözüm sunmak amacıyla yoğun şekilde çalıştığı aktarıldı. Bu yaklaşım, hem Türkiye’nin savunma sanayiindeki kapasite artışını hem de kritik sistemlerde milli önceliğin korunduğunu gösteriyor.
Haberde öne çıkan bir diğer unsur ise ROKETSAN’ın üretim kapasitesindeki büyüme oldu. Murat İkinci, TAYFUN balistik füzesinde üretim ve teslimatların sürdüğünü, ATMACA füzesinde de seri üretimin devam ettiğini açıkladı. Şirketin silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını karşılamak için 24 saat esasına dayalı, üç vardiyalı üretim düzeniyle çalıştığı ve elde edilen gelirin büyük ölçüde seri üretim altyapısına aktarıldığı ifade edildi. Bu sayede ROKETSAN’ın üretim seviyesini belirgin şekilde yükselttiği, 2026 yılı içinde balistik füze alanında yeni ürünlerin ortaya çıkmasının beklendiği belirtildi. Ayrıca daha uzun menzilli seyir füzelerinin de envantere giriş yapacağı mesajı verildi.
ROKETSAN’ın sosyal medya paylaşımında da TAYFUN balistik füzesi ve SOM seyir füzesinin seri üretim ve teslimatlarının planlandığı şekilde devam ettiği vurgulandı. Tüm bu açıklamalar, Türkiye’nin yalnızca mevcut operasyonel ihtiyaçlara yanıt veren bir savunma sanayi yapısına değil, aynı zamanda ihracat potansiyeli yüksek, sürdürülebilir ve yüksek tempolu bir üretim ekosistemine sahip olmaya başladığını gösteriyor. Körfez ülkelerinden gelen yoğun ilgi, Türk savunma sanayi ürünlerinin bölgesel pazarda artan caydırıcılığını ve güvenilirliğini ortaya koyarken, SUNGUR ve PUSU gibi sistemlerin önümüzdeki dönemde daha fazla ülkenin radarına girebileceğine işaret ediyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
CANiK'in 30×113 mm Çözümü Deniz Güvenliği Konferansında Tanıtıldı
Filipinler Donanması GÖKDENİZ ile RIMPAC 2026'ya katılıyor
SYS Grup, Eurosatory 2026'da silah sistemlerini tanıtacak
Yunanistan'ın Malakasa'da Üçüncü Dron Fabrikası Kuruluyor
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Japonya'da Stratejik İşbirliği…
SİPER 2 Manevra Yapan Hedefe Tam İsabet Sağladı
MKE TOLGA Macaristan'da İnsansız Kara Aracına Entegre Edildi
Cobra 600: Alman İHA'ya entegre hava-hava füzesi sistemi