SON DAKİKA
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Habertürk'te yayımlanan Airport programında milli muharip uçak KAAN projesinin son durumunu değerlendirdi. Demiroğlu, uçağın yerli motorlu versiyonunun 2033 yılından itibaren teslim edilmesini hedeflediklerini belirterek, bu konuda TEI'de ciddi çalışmaların başladığını vurguladı. Demiroğlu, KAAN ve TF35000 motorunun kuruluşları için en öncelikli projeler olduğunu ifade etti.
TUSAŞ ve TEI işbirliği, Türk savunma sanayisinin yerlileştirme stratejisinin temel taşlarından biridir. TUSAŞ, 1994 yılında kurulan ve Türkiye'nin başlıca havacılık ve uzay teknolojileri üreticisi olarak faaliyet gösteren bir kuruluştur. Şirket, KAAN projesinin yanı sıra ANKA insansız hava aracı, Bayraktar TB2 ve AKINCI gibi önemli platformları geliştirmiştir. TEI ise 1988'den bu yana motor ve güç sistemleri alanında uzmanlaşmış, savunma sanayisinin kritik bileşenlerini üreten bir kuruluştur.
TF35000 turbofan motoru, KAAN muharip uçağına güç sağlamak üzere tasarlanmış milli bir ürün olup, uçağın performans ve bağımsızlığının sağlanmasında kilit rol oynayacaktır. Motor, yakıt kontrolü, hava-yağ ayrıştırma, güç aktarımı ve yüksek devir dayanımı gibi kritik fonksiyonları içerir. Geçtiğimiz dönemde SSB tarafından Gebze Teknik Üniversitesi yerleşkesinde TRMOTOR Alt Sistemler Test Merkezi açılmış, bu merkez TF35000 ve yardımcı güç ünitesi (APU) gibi sistemlerin alt bileşenlerinin test ve doğrulanması için gerekli altyapıyı sağlamaktadır.
Türk savunma sanayi açısından, yerli motor teknolojisinin geliştirilmesi stratejik bir öneme sahiptir. Dış kaynaklı motor bağımlılığı, uçak platformlarının operasyonel özerkliğini sınırlandırmakta ve ihracat potansiyelini etkilemektedir. KAAN'ın TF35000 ile donatılması, Türkiye'nin havacılık alanında tam yerlileştirme hedefine ulaşmasını sağlayacak ve benzer platformların geliştirilmesinde de temel oluşturacaktır. Bu başarı, savunma sanayisinin Ar-Ge kapasitesini güçlendirecek ve teknoloji transferi yoluyla ekosistemde yer alan diğer kuruluşlara da katkı sunacaktır.
Küresel havacılık sektöründe, muharip uçak platformları genellikle yerli motor teknolojisine sahip ülkeler tarafından geliştirilmektedir. Örneğin, Fransa'nın Rafale uçağı Snecma tarafından üretilen M88 motorunu, İsveç'in Gripen'i Volvo Aero tarafından geliştirilen RM12 motorunu kullanmaktadır. Türkiye'nin KAAN için TF35000 geliştirmesi, bu küresel standarda uyum sağlamakta ve uçağın uluslararası pazarda rekabet edebilirliğini artırmaktadır. 2033 hedefi, KAAN'ın ilk teslimatlarından sonra yerli motor entegrasyonunun yapılacağını göstermekte, böylece uçağın gelişim süreci devam ederken operasyonel ihtiyaçlar karşılanmaktadır.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
ASELSAN KORKUT 25 İHA Önleme Sistemi Testlerde Başarılı
İnsansız Deniz ve Hava Araçları Entegre Komuta Kontrol Altında Koordine…
Çin'in kritik teknoloji stratejisinde özel sektör ön plana çıkıyor
MKE TOLGA Lazer Sistemi Ateş Serbest'te Dron İmha Etti
Shield AI ve GEK TERNA, Yunanistan'da X-BAT üretimine başlıyor
Türk savunma firmaları yabancı elektrikli araçları kampüslerden yasakladı
Thales HexaForce Yapay Zeka Komuta Kontrol Sistemi Körfez'e Sunuluyor
Sabit Kanatlı Taktik İHA Ailesi ÇEPNİ Operasyonel Görevlere Başladı