SON DAKİKA
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aksaray Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayisinde çok daha ileri bir döneme hazırlandığını vurguladı. Kacır, özellikle Çelik Kubbe Projesi’nin tamamlanmasının ardından füze sistemlerinde menzil ve hızın artırılacağını belirterek, Türkiye’nin caydırıcılık kapasitesini daha üst seviyeye taşımayı hedeflediğini ifade etti. Bu açıklama, yerli ve milli savunma teknolojilerinde yeni bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Konuşmasında Türkiye’nin savunma ve teknoloji tarihine de değinen Kacır, Cumhuriyetin ilk dönemlerinde Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi girişimcilerin havacılık alanında önemli adımlar attığını, ancak bu girişimlerin çeşitli nedenlerle sürdürülemediğini hatırlattı. Ankara Etimesgut’ta kurulan uçak fabrikasının da bir dönem üretim yaptığı halde kapatıldığını söyleyen Bakan Kacır, Türkiye’nin sanayileşme serüveninin uzun yıllar boyunca sekteye uğratıldığını dile getirdi. Ona göre, 2000’li yıllarla birlikte bu tablo değişti ve Türkiye savunma sanayisinde kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen güçlü bir ülke konumuna yükseldi.
Kacır, Türkiye’nin son 20 yılda özellikle savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltan stratejik hamleler yaptığını belirtti. Terörle mücadele sürecinde ihtiyaç duyduğu sistemleri müttefiklerinden dahi temin etmekte zorlanan Türkiye’nin, bugün insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden milli savaş uçağı projelerine kadar birçok kritik platformu kendi imkanlarıyla geliştirdiğini söyledi. Bu dönüşümün merkezinde ise Türk gençliği, mühendisleri ve teknisyenlerinin bulunduğunu vurguladı. Kacır, milli teknoloji hamlesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bağımsızlık ve ulusal egemenlik açısından da hayati önemde olduğunu ifade etti.
Savunma sanayisindeki başarının uzay teknolojilerine de taşınacağını belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin artık kendi uydularını geliştiren ve üreten bir ülke haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğuna dikkat çeken Kacır, bu kabiliyetin gelecekte daha büyük projelerin temelini oluşturacağını kaydetti. Jeopolitik açıdan hassas bir bölgede bulunan Türkiye için güçlü ve caydırıcı savunma kapasitesinin zorunluluk olduğunu söyleyen Kacır, Çelik Kubbe ve gelişmiş füze sistemleriyle bu kapasitenin daha da güçleneceğinin altını çizdi. Açıklamalar, Türkiye’nin savunma sanayisinde sadece mevcut gücünü korumayı değil, yeni nesil teknolojilerle bölgesel ve küresel ölçekte daha etkili bir aktör olmayı hedeflediğini ortaya koydu.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
ROKETSAN ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Arasında Savunma Sanayisinde Stratejik Güç Birliği
HAVELSAN’ın Yapay Zeka Destekli EYEMINER Sistemi Afrika’da Göreve Başlıyor
ASELSAN’da Yapay Zeka Devrimi: 39 Milyon Dolarlık Verimlilik Artışı ve 730 Bin Saatlik Kazanç
GÖKBERK’e AURA 200-G AESA Radarı Entegre Edildi: FPV Dronlara Karşı Işık Hızında Etki
KAAN Montaj Hattında Devrim: APAJ Sistemi ile Mikron Hassasiyetinde Üretim
İHA İhracatındaki Başarı, Türkiye’nin “Sürü Konsepti”ni Küresel Pazara Taşıyor
ÇELİKKUBBE Güçleniyor: Bir SİPER Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi Daha Envantere Girdi
Türkiye’den KBRN Tehditlerine Karşı Devrim Niteliğinde Hamle: PUHU-KBRN NATO Envanterinde