SON DAKİKA
Düşük RCS’li (Radar Kesit Alanı düşük) İHA tasarımı, bir hava aracının radar tarafından fark edilme olasılığını azaltmayı hedefleyen “düşük görünürlük” yaklaşımıdır. Buradaki amaç, İHA’yı tamamen görünmez yapmak değil; radarın algıladığı geri yansımayı düşürerek tespit mesafesini kısaltmak ve takip/teşhis süreçlerini zorlaştırmaktır. Ancak bu konu, doğrudan güvenlik ve silah sistemleriyle bağlantılı olduğu için uygulanabilir tasarım talimatları, ölçüler, üretim reçeteleri veya adım adım yöntemler paylaşmadan; kavramı, kritik parametreleri ve proje yönetimi tarafındaki doğru çerçeveyi anlatmak en sağlıklı yaklaşımdır.
Teknik açıdan RCS’yi belirleyen ana başlıklar; geometri (şekillendirme), malzeme/kaplama davranışı, açık boşluklar ve keskin yansıtıcı bölgeler, antenden/iletken parçalardan kaynaklı saçılım, ayrıca işletim senaryosu (irtifa, yönelim, hız, yük konfigürasyonu) gibi faktörlerin birleşimidir. Düşük görünürlük yaklaşımında genellikle “radar enerjisini kaynağına geri göndermek yerine farklı yönlere dağıtma” fikri öne çıkar; bu nedenle yüzey geçişleri, birleşim çizgileri ve çıkıntılar gibi detaylar RCS üzerinde beklenenden büyük etki yaratabilir. Bunun yanında “İHA düşük RCS’li olsa bile” termal iz, akustik iz, haberleşme yayınları, optik görünürlük ve uçuş profili gibi diğer izler tespit riskini belirgin biçimde etkiler. Yani düşük RCS, tek başına sihirli bir çözüm değil; bütüncül imza yönetiminin bir parçasıdır. Bu çerçevede doğru yol haritası; gereksinimlerin tanımı (hangi bantlarda, hangi açı aralıklarında, hangi görev profilinde), doğrulama yaklaşımı (saha/oda ölçümleri ve modelleme tutarlılığı), üretilebilirlik ve bakım (yüzey kalitesi, kaplama dayanımı, parça değişimi sonrası tutarlılık) gibi konuları tasarımın en başına koymaktır.