SON DAKİKA
Yunanistan’ın önde gelen yayın organlarından Kathimerini’de yayımlanan bir analizde, Türkiye’nin F-16 savaş uçaklarını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırmasının ABD’nin savunma ihracat mevzuatı çerçevesinde tartışmalı sonuçlar doğurabileceği öne sürüldü. Haberde, özellikle ABD yapımı savunma sistemlerinin kullanım, konuşlandırma ve üçüncü bölgelerdeki faaliyetlerini düzenleyen Uluslararası Silah Ticareti Düzenlemeleri’nin (ITAR) bu iddiaların merkezinde bulunduğu belirtildi. Analizde, F-16 savaş uçaklarının ABD Mühimmat Listesi içinde yer alması nedeniyle en sıkı denetim altında bulunan askeri platformlar arasında sayıldığı vurgulandı.
Kathimerini’ye konuşan ve hukuki süreçlere hâkim oldukları ifade edilen kaynaklar, ABD menşeli sistemlerin başka ülkelere teslim edilse dahi belirli kullanım sınırlamalarına tabi olmaya devam ettiğini savundu. Haberde, bu kapsamda “son kullanıcı ve kullanım” anlaşmalarının önemine dikkat çekilerek, söz konusu sistemlerin farklı bir coğrafyada konuşlandırılması ya da farklı bir kullanım çerçevesine sokulmasının Washington’un önceden vereceği onaya bağlı olabileceği ileri sürüldü. Buna karşılık analizde, Ankara’nın muhtemel eleştirilere karşı bazı hukuki argümanlar geliştirebileceği de ifade edildi. Türkiye’nin, F-16 programında ortak üretici ülkelerden biri olması ve uçakların operasyonel kullanıcısının değişmemesi gibi başlıklara dayanarak, bu adımın teknik anlamda bir “transfer” olarak yorumlanamayacağını savunabileceği öne sürüldü.
Haberde ayrıca, Hellenic American Leadership Council İcra Direktörü Endy Zemenides’in değerlendirmelerine de yer verildi. Zemenides’in, bu tür savunmaların Kıbrıs dosyasına ilişkin özel hassasiyetleri ve geçmişteki ITAR uygulamalarını göz ardı ettiğini söylediği aktarıldı. Analizde, konunun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik bir boyuta da sahip olduğu vurgulandı. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde EastMed Act sürecinde görev alan Damian Murphy’nin değerlendirmelerine de yer verilerek, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de mevcut statükoyu kendi lehine dönüştürmeye çalıştığı yönündeki iddialar öne çıkarıldı. Bazı uzmanların ise Ankara’nın bu hamleyle hem Lefkoşa’ya hem de Atina’ya, adadan hava gücü projeksiyonu yapabilecek kapasiteye sahip olduğu mesajını vermek istediğini savunduğu belirtildi.
Öte yandan, Washington’daki bazı çevrelerin böyle bir gelişmenin ABD yönetimiyle önceden sağlanmış bir mutabakat olmadan gerçekleşmesi halinde oldukça provokatif görülebileceğini düşündüğü kaydedildi. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin sorulara resmi yorum yapmaktan kaçındığı bildirildi. Haberde ayrıca 2013 yılında Güney Kıbrıs’a Yunan Patriot hava savunma sistemlerinin geçici konuşlandırılmasının da benzer ITAR kısıtlamaları nedeniyle gerçekleşemediği hatırlatıldı. Bunun yanında ABD’nin Kıbrıs’a 1987’den itibaren uyguladığı silah ambargosunun, 2020’de kabul edilen Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasası sonrasında kısmen gevşetildiği ifade edildi. Kathimerini’nin analizine göre, Türkiye’nin F-16’ları KKTC’ye konuşlandırdığı yönündeki iddialar ABD Kongresi’nde de yankı buldu. Chris Pappas, Dina Titus, Gus Bilirakis ve Gregory Meeks gibi bazı Kongre üyelerinin bu gelişmeye tepki gösterdiği ve bunun ABD yasaları ile Kıbrıs meselesi açısından yeni bir tartışma alanı oluşturduğunu savunduğu aktarıldı.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Yunanistan'ın P-3 Deniz Karakol Uçağı Modernizasyonu 11 Yıl Sonra…
Cobra 600: Alman İHA'ya entegre hava-hava füzesi sistemi
HÜRJET, Türk Yıldızları ile 10'lu formasyonda tarih yazdı
MGCS Projesinde Mali Çıkmaz: Fransa'nın Çekilme Riski
ÖZGÜR Projesi: F-16'lara Milli Görev Planlama Yazılımı Entegrasyonu
GKRY, Yunanistan'ın Leopard 1A5 Tanklarını Operasyonel Olarak Uygun Bulmadı
Airbus U145 tam otonom insansız helikopter tanıtıldı
Avrupa'da Yeni Nesil Savaş Uçağı Projesi: Airbus Öncülüğünde Alternatif…