SON DAKİKA
Türkiye, Ege Denizi’ndeki deniz yetki alanları ve adaların askerden arındırılmış statüsüne ilişkin tezlerini, iki yıl süreyle geçerli olacak NAVTEX mesajlarıyla uluslararası kamuoyuna güçlü biçimde duyurdu. 31 Aralık 2027’ye kadar geçerli olan bu NAVTEX’ler, Ankara’nın Ege’deki hukuki ve idari pozisyonunun geçici değil, uluslararası antlaşmalara dayalı kalıcı bir devlet politikası olduğunu ortaya koyuyor.
Yunan basınında geniş yankı bulan karar, özellikle Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden e-Kathimerini tarafından “alışılmadık derecede uzun” olarak nitelendirildi. Haberde, Türkiye’nin Ege’nin yaklaşık yarısında araştırma ve lisanslama yetkisine sahip olduğu yönündeki tezlerini ve Doğu Ege’deki 23 adanın askerden arındırılmış olması gerektiğine dair vurgusunu tüm NATO müttefiklerine açık biçimde iletmeyi amaçladığı ifade edildi. Bu durum, Ankara’nın diplomatik ve idari araçları daha etkin kullandığını gösteren yeni bir aşama olarak değerlendirildi.
Türk Hidrografi ve Oşinografi Dairesi tarafından yayımlanan 0880/25 numaralı NAVTEX’lerde; Rodos, Midilli, Sakız ve İstanköy gibi adalar isim isim belirtilerek, bu bölgelerin 1914 Londra Konferansı, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması hükümleri gereğince “sürekli askerden arındırılmış” statüde olduğu hatırlatıldı. NAVTEX mesajlarında, söz konusu adaların karasularında herhangi bir askeri faaliyete izin verilemeyeceği açıkça vurgulandı.
Haberde ayrıca, Türkiye’nin bu tezlerini yalnızca Ankara–Atina hattında değil, NATO başta olmak üzere uluslararası platformlarda da düzenli olarak gündeme getirdiği belirtildi. Ankara’nın artan stratejik ağırlığı sayesinde, Yunanistan’ın Ege’deki statükoyu tek taraflı değiştirme girişimlerinin daha fazla sorgulanır hâle geldiği yorumları yapıldı. Yunan tarafının ise bu uzun süreli NAVTEX hamlesi karşısında savunma pozisyonunda kaldığı ve Türk NAVTEX’lerine yalnızca karşı NAVTEX yayımlayarak yanıt verebildiği ifade edildi.
Sonuç olarak Türkiye, bu iki yıllık NAVTEX uygulamasıyla Ege’deki hak ve tezlerinin arkasında kararlılıkla durduğunu, diplomasi masasına güçlü ve belgeli bir pozisyonla oturduğunu bir kez daha göstermiş oldu.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Denizlerde Milli Mühendislik Atılımı: STM, Türkiye’yi Küresel Askeri Denizcilik Liginin Zirvesine Taşıyor
Kuzey Kore 2026’nın İlk Balistik Füze Denemesini Gerçekleştirdi
ABD Hava Kuvvetleri, CCA Programı İçin Northrop Grumman’ın Otonom Talon İHA’sını Değerlendiriyor
Türkiye, Silahlı İnsansız Deniz Araçlarıyla Denizlerde Gücünü Artırıyor
Fransa’dan Saab’a 1,3 Milyar Dolarlık GlobalEye AEW&C Siparişi
ASELSAN, Yüksek Teknoloji Yatırımlarıyla Anadolu’da Savunma Sanayisini Güçlendiriyor
HÜRJET’in İspanya İhracatı Türk Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönemin Kapısını Açtı
Dünyada Benzeri Yok: KIZILELMA’nın Otonom Kol Uçuşu Türkiye’yi Nasıl Bir Üst Lige Taşıyor?