SON DAKİKA
SSB Başkanı Haluk Görgün, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Savunma Sanayii Forumu'nun açılışında, Türk savunma endüstrisinin NATO'nun gerekli kıldığı sanayi dönüşümünün temel itici güçlerinden biri olmaya hazır olduğunu ifade etti. Görgün'ün açıklamaları, TSK liderlerinin katılacağı NATO zirvesinden önce yapıldı. Zirvede, Avrupa'nın güçlendirilmesi ve NATO'nun daha etkin hale getirilmesi ana gündem maddesi olacak.
SSB, Türkiye'nin savunma sektöründeki kurumsal yapısının merkezinde yer almaktadır. 2018 yılında kurulan SSB, savunma sanayii projelerinin koordinasyonu, yerlileştirme oranlarının artırılması ve milli teknoloji geliştirme çalışmalarının yönetiminden sorumludur. Görgün'ün başkanlığında, SSB son yıllarda Türkiye'nin savunma sektöründe yaşanan hızlı büyümeyi yönetmiş ve uluslararası işbirliklerini artırmıştır. Kurum, ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ ve Baykar gibi önemli savunma şirketleriyle yakın koordinasyon içinde çalışmaktadır.
Görgün, son üç yılda dünya çapında yaşanan güvenlik zorlukları ve çatışmaların küresel savunma ortamını yeniden şekillendirdiğini vurguladı. NATO'nun 2023 Vilnius Zirvesi'nde Savunma Üretim Eylem Planı'nı açıklaması, 2024 Washington Zirvesi'nde Sanayi Kapasitesi Genişletme Taahhüdü'nü kabul etmesi ve geçen yıl Lahey'de savunma harcamalarının GSYİH'nın yüzde 5'ine çıkarılması kararı, ittifakın sanayi genişlemesine olan bağlılığını göstermektedir. Görgün, bu hedeflerin ancak NATO üyelerinin birlikte hareket etmesiyle gerçekleştirilebileceğini belirtmiştir.
Türk savunma sanayi, silahlı insansız hava araçları, derin vuruş yetenekleri, uzay teknolojileri, hava savunması ve insansız hava aracı tehditlerine karşı korunma gibi NATO'nun gündemindeki temel alanlarda olgun çözümler sunmaktadır. Bayraktar TB2, Polonya'da konuşlandırılan modern insansız hava aracı olarak NATO kuvvetleri tarafından başarıyla kullanılmakta, 2022'den bu yana Ukrayna'da da operasyonel olarak görev yapmaktadır. Hürjet jet eğitim uçağı, İspanya ile işbirliğinde geliştirilmekte; elektronik harp ve sınır güvenliği altyapısı Polonya'da uygulanmakta; Baykar'ın Kızılelma insansız muharebe uçağı ise NATO'nun ilgisini çekmektedir. Ayrıca, Romanya, Macaristan ve Estonya'nın kara ve deniz envanterlerinin güçlendirilmesinde Türk teknolojileri kullanılmaktadır.
Dünya savunma sanayi ortamında, Bayraktar TB2 gibi platformlar, ABD'nin MQ-9B Reaper sistemi ve İsrail'in teknolojileriyle karşılaştırılmakta ve Türkiye'nin bu alandaki yetkinliği giderek tanınmaktadır. ASELSAN'ın hava savunma sistemleri, ROKETSAN'ın füze teknolojileri ve TUSAŞ'ın havacılık çözümleri, NATO standartlarına uyumlu ve müttefiklerle birlikte çalışabilir niteliktedir. Görgün, Türkiye'nin bu yetenekleri NATO çatısı altında yeni girişimlere taşımak istediğini ve bu işbirliklerini stratejik bir perspektiften değerlendirdiğini vurgulamıştır.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
NATO'dan kritik ham madde tedarik girişimi
NATO'nun Üretim Zorlukları ve Türkiye'nin Sektör Kapasitesi
Türk Savunma Firmaları NATO Stratejik Anlaşmalarını Karşıladı
NATO Zirvesi'nde Türk Savunma Sanayisinin Kapasitesi Vurgulandı
Hava Kuvvetleri SOM-B1T Seyir Füzesi Teslimatını Başlatıyor
Savunma Sanayii Başkanlığı HİSAR Sistemleri için Yeni Seri Üretim…
ASELSAN'ın askeri 5G haberleşme sistemi İspanya'da tanıtıldı
ASELSAN 1,7 milyar dolarlık hava savunma sözleşmesi imzaladı