SON DAKİKA
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve ODTÜ TEKNOFEST Topluluğu işbirliğiyle düzenlenen Milli Teknoloji Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen “Savunma Sanayinin Tarihsel Derinliği ve Stratejik Vizyonu” paneline katıldı. Moderatörlüğünü Anadolu Ajansı Akademi ve Yayın Koordinatörü Yahya Bostan’ın üstlendiği panelde, savunma sanayisinin tarihsel gelişimi, değişen savaş konseptleri ve Türkiye’nin stratejik vizyonu ele alındı.
Panelde konuşan Prof. Dr. Afyoncu, dünya harp tarihinde birbirini takip eden farklı dönemler bulunduğunu belirtti. Afyoncu’ya göre savaşın gelişim süreci; kılıç ve kalkanlı piyadelerin öne çıktığı dönem, at ve okun belirleyici olduğu dönem, makine savaşı safhası ve günümüzde etkisi artan robotik savaş safhası şeklinde ilerledi. Türkiye’nin makine savaşı döneminde geri kaldığını ifade eden Afyoncu, buna karşın robotik savaş döneminde önemli bir fırsat yakaladığını vurguladı.
Afyoncu, 2010’lu yıllarla birlikte yeni bir savaş döneminin başladığını ve artık savaşların robotik sistemlerle şekillendiğini söyledi. İnsansız hava araçları ve insansız deniz araçlarının bu dönüşümün somut örnekleri olduğunu belirten Afyoncu, Türk savunma sanayisinin özellikle Baykar başta olmak üzere birçok şirketin katkısıyla robotik savaş alanında öncü rol üstlendiğini ifade etti. Karabağ Savaşı’nın, konvansiyonel bir harbin SİHA’larla kazanıldığı ilk örneklerden biri olduğunu belirten Afyoncu, Libya, Karabağ ve terörle mücadele sahalarında Türk SİHA’larının etkin kullanımının yeni bir savaş konseptinin yazılmasına katkı sağladığını söyledi.
Panelde, savunma teknolojilerindeki dönüşümün yalnızca platform üretimiyle sınırlı olmadığı da vurgulandı. Afyoncu, robotik savaş döneminde geliştirilen sistemleri kullanabilecek nitelikli personelin öneminin arttığını belirtti. Türk Silahlı Kuvvetlerinin elektronik harp, SİHA kullanımı ve harekat kabiliyeti bakımından dünyanın en tecrübeli orduları arasında yer aldığını ifade eden Afyoncu, teknoloji ile personel yetkinliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu yaklaşım, modern savaş ortamında yalnızca gelişmiş sistemlere sahip olmanın değil, bu sistemleri sahada etkin kullanabilmenin de kritik olduğunu ortaya koyuyor.
Afyoncu, dünyadaki güvenlik ortamına ilişkin değerlendirmelerinde Ukrayna savaşıyla birlikte küresel ölçekte yeni ve tehlikeli bir döneme girildiğini ifade etti. İkinci Dünya Savaşı öncesindeki gelişmelere atıfta bulunan Afyoncu, büyük savaşların bir anda başlamadığını, uzun süreçlerin sonunda ortaya çıktığını söyledi. Ukrayna, Gazze ve İran çevresindeki gelişmelerin dünyada savaş döneminin genişlediğine işaret ettiğini belirten Afyoncu, yoğun silahlanma ortamının ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.
Türkiye’de savunma sanayisinin kurumsal yapısının gecikmeli olarak geliştiğine dikkat çeken Afyoncu, Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında uygulanan ambargonun önemli bir ders olduğunu belirtti. Bu süreçte ASELSAN başta olmak üzere vakıf şirketlerinin kurulduğunu hatırlatan Afyoncu, buna rağmen uzun yıllar boyunca yurt dışından silah alımına devam edildiğini ifade etti. 2010’lu yıllarda ise Suriye Savaşı ve terörle mücadele ihtiyaçlarının Türkiye’yi savunma sanayiinde daha güçlü bir dönüşüme zorladığını söyledi.
Afyoncu’ya göre Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda yakaladığı ivmede güçlü siyasi irade ve yerli-milli üretim yaklaşımı kritik rol oynadı. “En iyi” üründen önce yerli ve milli üretimin önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Afyoncu, savunma sanayisinin yalnızca Türkiye için değil, geçmişte dışlanan ve kendini savunmakta zorlanan dost ve müttefik ülkeler için de büyük önem taşıdığını belirtti. Türk savunma sanayisinin gelişiminin, bu ülkelerin kendi güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek sistemlere erişmesini kolaylaştırdığını ifade etti.
Panelde Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişinin gerçekçi bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği de dile getirildi. Afyoncu, Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli bir atılım yaptığını ancak bunun bir anda “süper güç” olmak anlamına gelmediğini söyledi. Türkiye’nin bugün bölgesel bir güç olduğunu belirten Afyoncu, hedefin daha büyük bir güç haline gelmek olduğunu ifade etti. Panelin sonunda ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil tarafından Prof. Dr. Erhan Afyoncu’ya plaket takdim edildi.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Milli HAVA SOJ İçin Geri Sayım Başladı: Türkiye Elektronik Harpte Stratejik Eşik Aşıyor
TUSAŞ Genel Müdürü’nden kritik açıklamalar: KAAN 2028’de teslim, ANKA-3 için 2026 hedefi
Yunan Basınından Türkiye’nin KKTC’deki F-16 İddiası: ABD Yasaları Üzerinden Yeni Baskı Girişimi
ABD Deniz Piyadeleri, Termal Sensörlere ve Dronlara Karşı Yeni Kamuflaj Pelerini İçin Harekete Geçti
Baykar’dan Yeni Nesil Kamikaze İHA Hamlesi: K2 Sürü Uçuşu, Yapay Zeka ve 2.000+ Kilometre Menzille Sahaya Çıktı
Haluk Görgün’den K2 Kamikaze İHA Mesajı: Yapay Zeka Destekli Yeni Nesil Güç Çarpanı
ASELSAN’dan Elektro-Optik Vurgusu: Modern Muharebede Karar Üstünlüğünün Anahtarı EO Sistemler
ROKETSAN ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Arasında Savunma Sanayisinde Stratejik Güç Birliği