SON DAKİKA
Türkiye’nin savunma sanayisindeki en yenilikçi Ar-Ge merkezlerinden biri olan TÜBİTAK SAGE, mühimmat teknolojilerinde sahip olduğu birikimi SAHA EXPO 2023’e taşıdı. Fuarda ilk kez tanıtılan Kayı Güdümlü Minyatür Mühimmat Ailesi, Türk SİHA’larının mühimmat seçeneklerini genişletmekle kalmayıp insanlı ve insansız birçok hava platformu için yeni bir dönem başlatıyor. Yüksek modülerlik, maliyet etkinlik ve tamamen yerli altyapı üzerine kurulan sistem, farklı operasyon ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayacak şekilde tasarlandı.
SAGE’nin geliştirdiği Kayı ailesi, serbest düşüş modunda “at-unut, hava-yer” konseptine uygun olarak görev yapabiliyor. Mühimmatın alt bileşenlerinin tamamının yerli olarak tasarlanmış olması, Türkiye’nin mühimmat geliştirme alanında ulaştığı teknik seviyeyi bir kez daha ortaya koyuyor. Ailenin içinde farklı amaçlara yönelik anti-personel, zırh delici ve termobarik etkili harp başlıkları yer alıyor. Böylece Kayı, hem asimetrik tehditlere hem de zırhlı hedeflere karşı etkili bir çözüm sunuyor.
Sistemin en önemli avantajlarından biri, hızlı entegrasyona imkân sağlayan Modüler Çoklu Salan Sistemi. Bu sistem üzerindeki gerçek zamanlı atış kontrol modülü sayesinde bir platform tek sortide birden fazla Kayı mühimmatını kullanabiliyor. 30 kilogramlık Kayı 30 ve 50 kilogramlık Kayı 50 versiyonları, 25 kilometrelik menzilleri ve 3 metreden daha küçük CEP değerleriyle yüksek hassasiyet sunuyor.
TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Gürcan Okumuş, Kayı’nın yalnızca SİHA’lar için değil, geniş bir platform yelpazesi için geliştirildiğini vurguluyor. Gözde, Gökçe ve Kuzgun gibi mevcut mühimmatlarla birlikte düşünüldüğünde 17–100 kilogram bandını kapsayan geniş bir mühimmat ailesi ortaya çıkmış durumda. Okumuş, Kayı mühimmatlarının ilerleyen dönemde Milli Muharip Uçak’ın iç istasyonlarında da çoklu şekilde taşınabileceğini ifade ediyor. Böylece Kayı, geleceğin insansız ve insanlı savaş uçaklarında stratejik bir mühimmat haline gelecek.
Kayı’nın atış testleri için hazırlıklar sürerken, TÜBİTAK SAGE’nin mühimmat geliştirme konusundaki deneyiminin süreçleri ciddi şekilde hızlandırdığı belirtiliyor. Elektronik kartlar, yazılımlar ve arayıcı başlıkların yerli olarak hazır olması, mühimmat üretim sürecinin adeta “lego gibi” kısa sürede bir araya getirilebilmesini sağlıyor. SAGE’nin gelecek vizyonunda ise hipersonik mühimmatlar ve scramjet motor teknolojileri bulunuyor; Gökhan hava-hava füzesi projesi ise planlanan takvimin önünde ilerliyor.
Kayı mühimmat ailesi, Türkiye’nin SİHA ihracatındaki başarısını daha da güçlendirirken aynı zamanda hava platformlarına çok yönlü ve yüksek hassasiyetli bir vurucu güç kazandırmaya hazırlanıyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Türkiye, Silahlı İnsansız Deniz Araçlarıyla Denizlerde Gücünü Artırıyor
Fransa’dan Saab’a 1,3 Milyar Dolarlık GlobalEye AEW&C Siparişi
Türkiye’den KBRN Tehditlerine Karşı Devrim Niteliğinde Hamle: PUHU-KBRN NATO Envanterinde
HÜRJET’ten Tarihi Adım: Türkiye’nin İlk Gömülü Simülasyonlu Uçar Platformu Oluyor
HÜRJET’in İspanya İhracatı Türk Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönemin Kapısını Açtı
Dünyada Benzeri Yok: KIZILELMA’nın Otonom Kol Uçuşu Türkiye’yi Nasıl Bir Üst Lige Taşıyor?
Türkiye’den Havacılıkta Dünya Prömiyeri: KIZILELMA ile Otonom Yakın Kol Uçuşu Başarıyla Gerçekleştirildi
Türk Savunma Sanayiinde Tarihi Yıl: 2025 Rekorlar, İlkler ve Küresel Başarılarla Geride Kalıyor