SON DAKİKA
Hidrolik sistemler, modern hava araçlarının güvenli ve hassas şekilde görev yapabilmesi için vazgeçilmez unsurlar arasında yer alıyor. Dev yolcu uçaklarından süpersonik jetlere kadar birçok platformda, pilotun kokpitte küçük bir kumanda hareketiyle tonlarca ağırlıktaki kanatçıkları, iniş takımlarını ve dümenleri kontrol edebilmesi bu sistemler sayesinde mümkün oluyor. Bu nedenle hidrolik altyapı, havacılık dünyasında sıklıkla “kalp ve damar sistemi” benzetmesiyle tanımlanıyor.
Türkiye, son yıllarda savunma ve havacılık alanında uyguladığı yerlileştirme ve millileştirme politikaları kapsamında bu kritik sistemlerde de önemli bir eşiği aşmayı hedefliyor. Hidrolik pompalar, rezervuarlar, eyleyiciler, valfler ve manifoltlar gibi temel bileşenlerin yerli olarak geliştirilmesi, yalnızca teknik bir kazanım değil; aynı zamanda ambargo ve ihracat kısıtlarına karşı stratejik bir direnç anlamı taşıyor. Tasarım, test ve sertifikasyon süreçlerinin ülke içinde yapılabilmesi, yüksek katma değerli üretimin önünü açarken, küresel tedarik zincirlerinde Türkiye’nin konumunu da güçlendiriyor.
Bu alanda faaliyet gösteren IDAK Havacılık, uçak ve helikopterler ile uçak motorları için uluslararası havacılık standartlarına uygun hidrolik alt sistemler geliştiriyor. Şirket, ATA 29 Hidrolik Güç Paketleri başta olmak üzere birçok kritik ürünü yerli projeler için üretirken, aynı zamanda ihracat odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Yetkililer, havacılık hidrolik sistemlerinin endüstriyel hidrolik ürünlere kıyasla çok daha yüksek mühendislik ve kalifikasyon gerektirdiğini vurgulayarak, bu alanda “şansa ve tecrübesizliğe yer olmadığını” özellikle ifade ediyor.
Yerlileştirme süreciyle birlikte KAAN, HÜRJET ve HÜRKUŞ gibi milli platformlarda kullanılan hidrolik sistemlerin büyük ölçüde yerli kaynaklarla karşılanması hedefleniyor. Ayrıca kurulması planlanan Hidrolik Mükemmeliyet Merkezi ile tasarımdan üretime, montajdan test faaliyetlerine kadar tüm süreçlerin tek çatı altında yürütülmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda havacılık hidrolik sistemlerinde ihracatçı bir ülke olma yolunda ilerlediğini gösteriyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
ÇELİKKUBBE Güçleniyor: Bir SİPER Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi Daha Envantere Girdi
Fransa’dan Saab’a 1,3 Milyar Dolarlık GlobalEye AEW&C Siparişi
Türkiye’den KBRN Tehditlerine Karşı Devrim Niteliğinde Hamle: PUHU-KBRN NATO Envanterinde
ASELSAN, Yüksek Teknoloji Yatırımlarıyla Anadolu’da Savunma Sanayisini Güçlendiriyor
HÜRJET’ten Tarihi Adım: Türkiye’nin İlk Gömülü Simülasyonlu Uçar Platformu Oluyor
HÜRJET’in İspanya İhracatı Türk Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönemin Kapısını Açtı
Dünyada Benzeri Yok: KIZILELMA’nın Otonom Kol Uçuşu Türkiye’yi Nasıl Bir Üst Lige Taşıyor?
Türkiye’den Havacılıkta Dünya Prömiyeri: KIZILELMA ile Otonom Yakın Kol Uçuşu Başarıyla Gerçekleştirildi