SON DAKİKA
Türk savunma sanayiinde insansız hava araçları alanında dikkat çeken gelişmelere bir yenisi daha eklendi. Selçuk Bayraktar’ın paylaştığı görüntülerde, Bayraktar KALKAN DİHA ile Bayraktar TB3 arasında gerçekleştirilen koordineli atış testi başarıyla tamamlandı. Test senaryosunda KALKAN DİHA, üzerindeki BG180 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi ile hedefi tespit edip işaretledi; ardından Bayraktar TB3 hedefe hassas vuruş gerçekleştirdi. Bu test, Türk İHA ekosisteminde platformlar arası görev paylaşımı ve ortak angajman kabiliyetinin geldiği seviyeyi göstermesi açısından öne çıktı.
Testin en dikkat çekici yönlerinden biri, keşif, hedefleme ve taarruz fonksiyonlarının farklı platformlar arasında başarıyla dağıtılması oldu. KALKAN DİHA’nın uzaktan sensör ve hedef işaretleyici rolünü üstlenmesi, Bayraktar TB3’ün ise vurucu unsur olarak görev yapması; ağ destekli harekât, görev paylaşımı ve entegre operasyon anlayışının sahadaki yansıması olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, özellikle riskli bölgelerde taarruz platformunun hedefe doğrudan yaklaşmadan angajman kurabilmesine imkan tanıyabilir. Bu son cümle, testte görülen görev paylaşımından yapılan operasyonel bir çıkarımdır.
Açık kaynak savunma yayınlarında yer alan bilgilere göre testte Bayraktar TB3, lazer güdümlü MAM-L mühimmatı kullandı. Aynı kaynaklarda, KALKAN DİHA üzerinde yer alan BG180 sisteminin yaklaşık 5 kilometre lazer işaretleme menziline sahip olduğu ifade ediliyor. Baykar’ın resmi ürün sayfasına göre KALKAN DİHA, dikey iniş-kalkış kabiliyeti, 6 saat havada kalış süresi ve 6.000 feet operasyonel irtifasıyla özellikle keşif-gözetleme ve ileri sensör görevleri için tasarlanmış bir platform olarak öne çıkıyor. Bu özellikler, KALKAN’ın sadece bağımsız görevlerde değil, daha büyük taarruz platformlarına hedefleme desteği sunan bir unsur olarak da kullanılabileceğini gösteriyor.
Bayraktar TB3 tarafında ise bu test, platformun yalnızca gemi konuşlu ya da klasik silahlı keşif görevlerinde değil, müşterek insansız operasyon mimarisinde de önemli rol oynayabileceğine işaret ediyor. TB3’ün başka bir insansız platform tarafından işaretlenen hedefe hassas angajman gerçekleştirmesi, gelecekte çoklu İHA görev paketleri, deniz konuşlu taarruz senaryoları ve dağıtık hava operasyonları açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Bu değerlendirme, testte doğrulanan koordineli angajman yapısından yapılan bir çıkarımdır.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin insansız hava araçlarında artık yalnızca tek platform başarısına değil, birbiriyle konuşan, görev paylaşan ve müşterek etki üreten sistemler ailesine yöneldiğini gösteriyor. Bayraktar KALKAN DİHA’nın hedef işaretlediği, Bayraktar TB3’ün ise imha görevini yerine getirdiği bu test; Türk savunma sanayiinin sensör, haberleşme, hedefleme ve hassas vuruş zincirini aynı operasyon içinde birleştirebildiğini ortaya koydu. Bu kabiliyetin olgunlaşması, önümüzdeki dönemde insansız sistemlerin sahadaki etkisini daha da artırabilecek kritik bir eşik olarak değerlendirilebilir.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
STM'nin Sürü İHA Sistemi Ateş Serbest-2026'da Operasyonel Başarı Gösterdi
TUSAŞ'ın Kamikaze İHA Sistemleri Ateş Serbest-2026'da Hedefleri Vurdu
Ateş Serbest-2026 Tatbikatı Başarıyla Gerçekleştirildi
İspanya Hürjet'ten 30 Adet Daha Satın Almayı Planlıyor
Baykar platformları Ateş Serbest-2026 tatbikatında kabiliyetlerini gösterdi
Türkiye ve İspanya Hürjet'in Ortak Versiyonunu Geliştirmek İçin Anlaştı
İnsansız Deniz ve Hava Araçları Entegre Komuta Kontrol Altında Koordine…
Shield AI ve GEK TERNA, Yunanistan'da X-BAT üretimine başlıyor