SON DAKİKA
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye savunma sanayisinin son yıllarda kazandığı ivmenin artık sadece belli merkezlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, bu yüksek üretim ve teknoloji kapasitesinin Anadolu’ya yayılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Kacır, savunma sanayisinin derin teknoloji, AR-GE ve inovasyon kabiliyeti sayesinde Türk sanayisinin lokomotif sektörlerinden biri haline geldiğini vurgularken, bu dönüşümün Türkiye adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Özellikle Ankara’nın savunma sanayisinin merkezi konumunda bulunduğunu, Marmara Bölgesi’nde de güçlü bir kümelenme yapısının oluştuğunu hatırlatan Kacır, benzer bir üretim ve teknoloji ekosisteminin Anadolu’nun diğer sanayileşmiş şehirlerinde de kurulmasının hedeflendiğini dile getirdi.
Bakan Kacır, savunma sanayisinin büyümesinde yalnızca yüksek teknoloji üretiminin değil, çok adetli seri üretim, maliyet optimizasyonu ve hızlı teslimat gibi alanlarda sağlanacak gelişmelerin de kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Türk sanayisinin makine, otomotiv ve benzeri geleneksel sektörlerde sahip olduğu üretim kültürü ile tecrübenin savunma sanayisine daha güçlü şekilde aktarılması gerektiğini belirten Kacır, firmalar arasında bilgi paylaşımının artırılmasının yeni dönemin en önemli başlıklarından biri olacağını ifade etti. Bu süreçte sivil toplum kuruluşları ile organize sanayi bölgelerinin aktif rol üstlenmesi beklenirken, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile yürütülecek ortak çalışmaların da hız kazanacağı bildirildi.
Edinilen bilgilere göre Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, bu vizyon doğrultusunda teknik altyapıyı güçlendirecek yeni hazırlıklara başladı. Özellikle standardizasyon, test, belgelendirme ve akreditasyon alanlarında teknik uyumu derinleştirecek ortak bir yapının devreye alınması planlanıyor. Aynı zamanda savunma sanayisinde inovasyon odaklı yeni açılımları destekleyecek çalışmalar yürütülürken, yapay zeka ve dijital dönüşüm alanlarında da kurumsal işbirliklerinin artırılması hedefleniyor. Böylece hem savunma üretiminde kalite ve verimlilik yükselecek hem de farklı şehirlerdeki sanayi altyapısı bu dönüşümden doğrudan fayda sağlayacak.
Türkiye savunma sanayisi bugün 4 bini aşkın firma, 1400’den fazla proje, 100 bini aşan doğrudan istihdam, 20 milyar doların üzerindeki ciro, yüzde 80’i aşan yerlilik oranı ve 185 ülkeye uzanan ihracat ağıyla dikkat çekici bir büyüklüğe ulaşmış durumda. Sektörün ürün çeşitliliği 230 kaleme ulaşırken, savunma ve havacılık ihracatı geçen yıl NATO ve hizmet ihracatları dahil olmak üzere yüzde 48 artışla 10 milyar 56 milyon dolar seviyesine çıktı. Ayrıca Savunma Sanayii Yatırım ve Geliştirme Faaliyetlerini Destekleme Programı kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında çok sayıda firmaya toplam 50 milyon dolarlık KOBİ desteği sağlandı. EYDEP kapsamında 1300 firma değerlendirilirken, yüzlerce firmaya nakdi destek sunuldu. Yaklaşık 9 bin yerli ürün ve 4 binden fazla firma bilgisinin yer aldığı YETEN envanteriyle birlikte, oluşan bu kapasitenin Anadolu’ya yayılmasıyla Türkiye’nin savunma sanayisinde çok daha güçlü bir üretim haritasına ulaşması bekleniyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Yunan Basınından Türkiye’nin KKTC’deki F-16 İddiası: ABD Yasaları Üzerinden Yeni Baskı Girişimi
ASELSAN’dan Elektro-Optik Vurgusu: Modern Muharebede Karar Üstünlüğünün Anahtarı EO Sistemler
HAVELSAN’ın Yapay Zeka Destekli EYEMINER Sistemi Afrika’da Göreve Başlıyor
Bayraktar TB3 Baltık’ta Fırtınaya Meydan Okudu: NATO Tatbikatında Tek Uçan Hava Aracı Oldu
Burkina Faso’da Türk Yapımı Bayraktar SİHA’larla Teröre Ağır Darbe: Sahel’de Dengeler Değişiyor
TCG Anamur (M-269) NATO Görevi İçin Yunanistan’da: Pire Limanı’nda Anlamlı Ziyaret
HAVELSAN’dan İtalya Çıkarması: İnsansız Deniz Araçlarında Stratejik Ortaklık ve İlk Sözleşme Hedefi
KAAN, J-35 ve F-35 Riyad’da Vitrinde: Çin Basını “Türkiye ve Güney Kore’nin Gölgesinde Kaldık” Dedi