SON DAKİKA
Türkiye’nin savunma ihracatı, son yıllarda yerli üretim kabiliyetlerinin artması ve stratejik vizyonun güçlenmesiyle dikkat çekici bir ivme kazanmıştır. Savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle başlayan bu süreç, bugün Türkiye’yi birçok ülke için güvenilir bir tedarikçi konumuna taşımıştır. İnsansız hava araçları, kara araçları, deniz platformları ve elektronik savunma sistemleri gibi alanlarda geliştirilen ürünler, Türkiye’nin savunma ihracatının temelini oluşturur. İlk bakışta yalnızca ticari bir faaliyet gibi görünen savunma ihracatı, aslında ülkenin diplomatik gücünü ve jeopolitik etkisini de doğrudan artıran stratejik bir unsurdur.
Daha teknik açıdan değerlendirildiğinde Türkiye’nin savunma ihracatı; Ar-Ge yatırımları, yerli alt sistemlerin geliştirilmesi, sertifikasyon süreçleri ve uluslararası mevzuata uyum gibi çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Ürünlerin yalnızca askeri performansı değil, bakım-onarım kolaylığı, maliyet etkinliği ve saha tecrübesi de ihracat başarısında belirleyici rol oynar. Türkiye, savunma ihracatında farklı coğrafyalara yönelik esnek çözümler sunarak Afrika, Orta Doğu, Asya ve Avrupa pazarlarında etkinliğini artırmıştır. Bu yaklaşım sayesinde savunma sanayi, yalnızca bir üretim alanı olmaktan çıkmış; yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve stratejik bir ihracat kalemi hâline gelmiştir.