SON DAKİKA
Türkiye savunma bütçesi, ülkenin ulusal güvenliğini sağlama, bölgesel caydırıcılığını artırma ve stratejik çıkarlarını koruma hedefleri doğrultusunda şekillenen en önemli kamu harcama kalemlerinden biridir. Savunma bütçesi; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel ihtiyaçları, personel giderleri, bakım-onarım faaliyetleri ve modernizasyon projelerini kapsayarak devletin güvenlik vizyonunu doğrudan yansıtır. Özellikle değişen jeopolitik dengeler, sınır güvenliği ve terörle mücadele gibi unsurlar, savunma bütçesinin planlanmasında belirleyici rol oynar. Bu yönüyle Türkiye savunma bütçesi, yalnızca askeri bir harcama değil, uzun vadeli güvenlik ve istikrar yatırımı olarak değerlendirilir.
Daha teknik açıdan ele alındığında savunma bütçesi; yerli savunma sanayi projeleri, AR-GE faaliyetleri, teknoloji transferi ve tedarik süreçlerini de kapsayan çok boyutlu bir yapıya sahiptir. Son yıllarda yerli ve milli üretim oranlarının artması, savunma bütçesinin ekonomik geri dönüşünü de güçlendirmiştir. Özellikle Türkiye örneğinde savunma bütçesi; insansız sistemler, hava savunma projeleri, deniz platformları ve elektronik harp alanlarında yerli kapasitenin gelişmesine katkı sağlamıştır. Bu durum hem dışa bağımlılığı azaltmış hem de savunma sanayi ihracatını destekleyerek bütçenin stratejik ve ekonomik değerini artırmıştır. Günümüzde Türkiye savunma bütçesi, güvenlik ihtiyaçları ile mali sürdürülebilirlik arasında denge kurmayı hedefleyen planlı ve çok katmanlı bir politika aracı olarak öne çıkmaktadır.