SON DAKİKA
Savunma sanayinin ekonomiye katkısı, yalnızca askeri kapasiteyle sınırlı kalmayıp ülke ekonomisinin birçok temel dinamiğini doğrudan etkileyen stratejik bir unsurdur. Yerli savunma sanayi yatırımları; istihdam artışı, yüksek katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme faaliyetleriyle ekonomik büyümeyi destekler. Özellikle dışa bağımlılığın azaltılması, cari açığın kontrol altına alınması ve kritik sistemlerin yerli imkânlarla üretilmesi, savunma sanayini ekonomik bağımsızlığın temel taşı haline getirir. Bu yönüyle savunma sanayi, yalnızca güvenlik ihtiyacını karşılayan bir alan değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmayı besleyen bir ekonomik motor olarak öne çıkar.
Daha teknik açıdan bakıldığında savunma sanayi; AR-GE yatırımları, yan sanayi gelişimi ve ihracat potansiyeliyle ekonomiye çok boyutlu katkı sunar. Geliştirilen ileri teknolojiler, sivil sektörlere de aktarılabilir nitelik taşıyarak çarpan etkisi yaratır. Havacılık, yazılım, elektronik ve malzeme teknolojileri gibi alanlarda elde edilen bilgi birikimi, ülke genelinde inovasyon ekosistemini güçlendirir. Özellikle Türkiye örneğinde savunma sanayinin büyümesi; yerli üretim oranlarının artması, ihracat gelirlerinin yükselmesi ve nitelikli iş gücünün gelişmesi açısından belirleyici olmuştur. Günümüzde savunma sanayi, ekonomik dayanıklılığı artıran, krizlere karşı koruyucu bir kalkan görevi gören ve uzun vadeli büyümeyi destekleyen stratejik bir yatırım alanı olarak değerlendirilmektedir.