SON DAKİKA
Otonom kara robotları, insan müdahalesine ihtiyaç duymadan görev yapabilen, yapay zekâ ve sensör teknolojileriyle donatılmış insansız kara araçları olarak modern savunma ve güvenlik anlayışını kökten değiştirmektedir. Özellikle riskli bölgelerde askerî personelin güvenliğini artırmak, keşif ve gözetleme faaliyetlerini kesintisiz yürütmek ve operasyonel maliyetleri düşürmek amacıyla geliştirilen bu sistemler, günümüzde sadece savaş alanlarında değil, sınır güvenliği ve kritik tesis koruması gibi alanlarda da aktif olarak kullanılmaktadır. Otonom hareket kabiliyeti, bu robotları klasik uzaktan kumandalı araçlardan ayıran en temel unsurdur.
Teknik açıdan bakıldığında otonom kara robotları; lidar, radar, termal kamera ve görüntü işleme sistemleri sayesinde çevresini algılayarak engellerden kaçınabilir, hedef tanımlaması yapabilir ve önceden belirlenen görevleri yüksek hassasiyetle yerine getirebilir. Gelişmiş algoritmalar sayesinde gerçek zamanlı veri analizi yapabilen bu robotlar, zorlu arazi koşullarında dahi operasyonel süreklilik sağlar. Tarihsel olarak bakıldığında, bu alandaki ilk ciddi saha uygulamaları 2010’lu yılların başında görülmüş, özellikle asimetrik tehditlerin artmasıyla birlikte otonom kara robotları modern savaş doktrinlerinin vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir. Gelecekte sürü robot teknolojileri ve tam bağımsız karar alma yetenekleriyle çok daha etkin bir rol üstlenmeleri beklenmektedir.