SON DAKİKA
Mobil hava savunma konsepti, modern savaş alanında hızla değişen hava tehditlerine karşı anında reaksiyon verebilen, taşınabilir ve esnek savunma çözümlerini ifade eder. Klasik, sabit hava savunma sistemlerinin aksine bu konsept; tekerlekli veya paletli araçlar üzerine entegre edilen radar, füze ve komuta-kontrol sistemlerinden oluşur. Özellikle insansız hava araçları, seyir füzeleri, helikopterler ve alçak irtifa tehditlerinin artmasıyla birlikte mobil hava savunma sistemleri, askeri birliklerin hareket kabiliyetini korurken aynı zamanda etkin bir hava kalkanı oluşturur. Sahada konuşlanan birliklerle birlikte ilerleyebilmesi, bu konsepti modern ordular için vazgeçilmez hale getirmiştir.
Teknik açıdan mobil hava savunma konsepti; çok katmanlı savunma anlayışı, entegre radar algılama, otomatik hedef takibi ve ağ merkezli harp yetenekleri üzerine kuruludur. Kısa ve orta menzilli önleyici füzeler, elektro-optik sensörler ve gelişmiş radarlar sayesinde hedefler saniyeler içinde tespit edilir ve etkisiz hale getirilir. Bu yapı, sabit tesisleri korumanın yanı sıra sınır hatları, askeri konvoylar ve kritik altyapılar için de yüksek güvenlik sağlar. Dünyada Rafael Advanced Defense Systems tarafından geliştirilen Iron Dome ya da Kongsberg Defence & Aerospace imzası taşıyan NASAMS gibi sistemler, mobil hava savunma konseptinin sahadaki başarısını açıkça ortaya koymaktadır. Günümüzde bu konsept, yalnızca askeri üstünlük değil, stratejik caydırıcılık açısından da kritik bir rol üstlenmektedir.