SON DAKİKA
Askeri teknolojiler denildiğinde akla çoğunlukla tanklar, savaş uçakları ve füzeler gelir. Ancak modern orduların gerçek gücü, kamuoyunda pek bilinmeyen ve çoğu zaman gizli tutulan ileri teknolojilerden oluşur. Yapay zekâ destekli karar sistemleri, elektromanyetik silahlar, yönlendirilmiş enerji silahları ve hipersonik platformlar, günümüz savaş doktrinlerini kökten değiştiren unsurlar arasında yer alır. Özellikle tehditleri henüz oluşmadan tespit edebilen akıllı radar ağları ve saniyeler içinde karşılık verebilen savunma sistemleri, askeri üstünlüğün artık sadece insan gücüyle değil, veri ve hızla sağlandığını göstermektedir. Bu kapsamda geliştirilen Demir Kubbe, kısa menzilli roket tehditlerine karşı otomatik müdahale kabiliyetiyle modern hava savunmasının simgelerinden biri hâline gelmiştir.
Teknolojinin bir diğer çarpıcı boyutu ise görünmezlik ve algı üstünlüğüdür. Stealth (görünmezlik) teknolojileri, radar izini minimuma indirerek hava sahasında fark edilmeden hareket etmeyi mümkün kılar. Bu alandaki en bilinen örneklerden biri olan F-35 Lightning II, sensör füzyonu ve ağ merkezli harp yetenekleriyle sadece bir uçak değil, aynı zamanda uçan bir komuta merkezi olarak görev yapar. Bunun yanında, GPS’e bağımlı olmayan seyrüsefer sistemleri, elektronik harp ortamlarında dahi operasyonların kesintisiz sürmesini sağlar. Tarihsel açıdan bakıldığında, 20. yüzyılın ortalarında radarın savaşlara etkisi nasıl devrim yarattıysa, bugün de yapay zekâ ve otonom sistemler askeri dengeleri aynı ölçüde değiştirmektedir. Geleceğin savaşları, insan ile makinenin birlikte karar verdiği hibrit bir yapıya doğru evrilmektedir ve bu dönüşüm, askeri teknolojileri her zamankinden daha kritik bir konuma taşımaktadır.