SON DAKİKA
Deniz üstü asimetrik muharebe, günümüz deniz güvenliği anlayışını kökten değiştiren ve klasik donanma üstünlüğünü sorgulatan bir harp konsepti olarak öne çıkmaktadır. Devlet dışı silahlı gruplar ya da sınırlı deniz gücüne sahip aktörler tarafından uygulanan bu yöntem, yüksek maliyetli savaş gemilerine karşı düşük maliyetli ancak yüksek etkili araçlar kullanılması esasına dayanır. Sürat botları, kamikaze tipi insansız deniz araçları, gizlenmiş deniz mayınları ve kıyıya konuşlu füze sistemleri, deniz üstü asimetrik muharebenin en yaygın unsurları arasında yer alır. Özellikle dar boğazlar, liman girişleri ve kıyıya yakın sular, bu tür tehditlerin etkisini artırdığı alanlar olarak dikkat çeker. Bu durum, denizlerde sadece büyük filolara sahip olmanın değil, tehditleri önceden tespit edip hızlı reaksiyon gösterebilmenin de hayati önem taşıdığını ortaya koymaktadır.
Teknik açıdan bakıldığında deniz üstü asimetrik muharebe, sensör teknolojileri, radar ağları, elektro-optik sistemler ve entegre komuta-kontrol yapıları ile doğrudan ilişkilidir. Modern donanmalar, bu tehdide karşı yakın hava savunma sistemleri, silahlı insansız hava araçları ve elektronik harp çözümleri geliştirmektedir. Aynı zamanda çok katmanlı savunma anlayışı benimsenerek, tehditlerin daha denize açılmadan tespit edilmesi hedeflenmektedir. Deniz üstü asimetrik muharebe, sadece askeri değil; enerji güvenliği, ticaret yollarının korunması ve liman emniyeti açısından da kritik bir konuma sahiptir. Bu nedenle geleceğin deniz harp doktrinlerinde, asimetrik tehditlere karşı esnek, hızlı ve teknoloji odaklı çözümler temel belirleyici unsurlar arasında yer almaya devam edecektir.