SON DAKİKA
ABD Kara Kuvvetleri, yeni tiltrotor platformu MV-75 Cheyenne II ile havacılık filosunun geleceğini yeniden değerlendirmeye başladı. Defense One’da yer alan habere göre, hız, menzil ve yük taşıma kapasitesiyle UH-60 Black Hawk’ın bazı görevlerini devralması beklenen MV-75, yalnızca yeni bir hava aracı olarak değil, ABD Ordusunun genel havacılık konseptini değiştirebilecek stratejik bir platform olarak görülüyor. Platformun 300 mil/saatin üzerinde seyir hızına ulaşabilecek şekilde tasarlanması, mevcut helikopter odaklı görev yapısını yeni ihtiyaçlarla karşı karşıya bırakıyor.
ABD Kara Kuvvetleri Havacılık Mükemmeliyet Merkezi Komutanı Tümgeneral Clair Gill, MV-75’in hizmete girmesiyle birlikte özellikle havada yakıt ikmali konusunun yeniden düşünülmesi gerektiğini belirtti. Gill’e göre geleneksel döner kanatlı hava araçlarının MV-75’e eşlik etmesi zor görünürken, sabit kanatlı veya farklı konseptteki hava araçları bu yeni platformla daha uyumlu çalışabilir. ABD Ordusu halihazırda kendi tanker uçaklarına sahip olmadığı için, konvansiyonel birliklerin MV-75’i kısa vadede diğer helikopterler gibi yerde yakıt ikmaliyle kullanması bekleniyor.
Buna rağmen MV-75’in uzun menzili, ileri bölgelerde kurulması gereken yakıt ikmal noktalarının sayısını azaltabilir. Bu durum, özellikle uzak mesafeli intikal, hava hücum ve lojistik destek görevlerinde ordunun operasyonel esnekliğini artırabilecek önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Bell-Textron tarafından yayımlanan tanıtım videosunda MV-75’in insansız bir tanker aracılığıyla havada yakıt ikmali aldığına ilişkin bir konseptin gösterilmesi de dikkat çekti. Ancak ABD Kara Kuvvetlerinin şu an için böyle bir yakıt ikmal dronuna yönelik yazılı bir ihtiyacı bulunmuyor; bu fikir şimdilik geleceğe dönük bir konsept olarak ele alınıyor.
MV-75 Cheyenne II’nin hizmete girmesi, ABD Ordusunun mevcut taarruz ve genel maksat helikopterleriyle görev planlamasını da etkileyecek. Geleneksel olarak AH-64 Apache helikopterleri, görevlerde nakliye helikopterlerine eskort sağlıyor. Ancak Apache’nin yaklaşık 185 mil/saat azami hıza sahip olması, 300 mil/saatin üzerinde seyir hızına ulaşması beklenen MV-75’e doğrudan eşlik etmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle ABD Ordusu, Cheyenne II’yi koruyabilmek için Apache helikopterlerinin farklı noktalardan göreve başlatılması veya Apache’lerin menzil ve etki alanının yeni sistemlerle genişletilmesi gibi seçenekleri değerlendiriyor.
Bu kapsamda “launched effects” olarak adlandırılan, helikopterlerden fırlatılabilen insansız sistemler önemli bir çözüm başlığı olarak öne çıkıyor. ABD Ordusu yetkilileri, Apache’lerin bu tür sistemlerle tehditleri daha uzaktan tespit edebileceğini ve gerektiğinde daha geniş bir alanda angajman sağlayabileceğini değerlendiriyor. Böylece MV-75 gibi hızlı ve uzun menzilli bir platformun korunması için klasik eskort anlayışının ötesine geçen, insansız sistemlerle desteklenen yeni bir güvenlik mimarisi oluşturulabilir.
MV-75’in devreye girmesi, UH-60 Black Hawk’ın tamamen sahneden çekileceği anlamına gelmiyor. ABD Kara Kuvvetleri yetkilileri, Black Hawk helikopterlerinin uzun yıllar boyunca modernize edilerek kullanılmaya devam edeceğini belirtiyor. Hatta Black Hawk filosunun en az 2050’li yıllara kadar görevde kalabileceği ifade ediliyor. Bu süreçte Cheyenne II’nin daha uzun menzilli ve hızlı görevleri üstlenmesi, Black Hawk’ın ise daha yakın muharebe sahasında hava hücum, tıbbi tahliye, lojistik destek ve çok rollü görevlerde yoğunlaşmasını sağlayabilir.
Black Hawk için de yeni görev alanları gündeme geliyor. ABD Ordusu, bu platformun yalnızca personel taşıma ve muharebe sahası intikaliyle sınırlı kalmamasını, insansız sistemlerle birlikte görev yapabilen daha çok rollü bir yapıya evrilmesini değerlendiriyor. Sikorsky’nin Black Hawk’ın tamamen insansız bir versiyonu üzerinde çalışması da, gelecekte lojistik görevlerin insanlı helikopterlerden otonom veya uzaktan komutalı platformlara kayabileceğini gösteriyor.
MV-75 Cheyenne II’nin ABD Kara Kuvvetleri envanterine girişi, yalnızca Black Hawk’ın yerini alacak yeni bir hava aracı meselesi olarak görülmüyor. Platformun yüksek hızı, uzun menzili ve taşıma kapasitesi; havada yakıt ikmali, eskort, insansız tanker, Apache modernizasyonu, launched effects kullanımı ve Black Hawk’ın gelecekteki görevleri gibi birçok başlığı aynı anda gündeme taşıyor. Bu nedenle Cheyenne II, ABD Ordusunun havacılık yapılanmasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Savunma Bakanı: S-400 Görüşmeleri F-35 Dönüşü İçin Kritik
SSB, avcı dron sistemleri için sektör bilgisi talep etti
Bayraktar TB3 İtalya'ya Yıl Sonuna Kadar Teslim Edilecek
NATO Tedarik Rehberi Türk Savunma Firmalarının Kapısını Açıyor
Bayraktar TB3 Avrupa pazarına "Astore Levante" adıyla giriyor
Fransa Rafale'ye anti-İHA roket sistemi entegre etti
Japonya'nın RV-X yeniden kullanılabilir roketi ilk testini geçti
HAVELSAN'ın 4 yazılımı NATO sertifikasyon testlerini geçti