SON DAKİKA
Türk havacılık ve savunma sanayiinin en önemli kuruluşlarından TUSAŞ, milli savaş uçağı projeleri, insanlı ve insansız hava platformları, helikopterler ve uzay alanındaki çalışmalarıyla küresel ölçekte dikkat çekmeye devam ediyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen “Yükselen Türkiye’nin Havacılık ve Savunma Teknolojisi” konferansında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savaş uçağı projelerinde Avrupa’nın önünde olduğunu ifade etti. Demiroğlu, Avrupa’da Tempest ve FCAS gibi projelerin konuşulduğunu ancak henüz fiilen başlamadığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda çok daha ileri bir noktada bulunduğunu söyledi.
Demiroğlu’nun açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri Milli Muharebe Uçağı KAAN oldu. KAAN’ın 21 Şubat 2024’te gerçekleştirdiği ilk uçuşun, Türkiye’nin havacılık tarihinde dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayan Demiroğlu, bu başarının yalnızca bir uçuş faaliyeti değil, aynı zamanda ülkenin teknolojik yürüyüşünü değiştiren stratejik bir kazanım olduğunu belirtti. Demiroğlu’na göre Türkiye, bu teknoloji seviyesini başarabilen dünyadaki sayılı ülkelerden biri haline geldi. Bu gelişme, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı geliştirme kabiliyetinde ulaştığı noktayı ve savunma sanayiindeki mühendislik birikimini ortaya koyuyor.
TUSAŞ’ın tarihsel gelişimine de değinen Demiroğlu, şirketin 1973 yılında küçük bir kulübede başlayan serüveninin, 2005 yılında yabancı hisselerin tamamen satın alınmasıyla yüzde 100 yerli ve milli bir yapıya kavuştuğunu hatırlattı. Son 20 yılda insanlı ve insansız hava araçları, helikopterler ve uzay projeleri dahil olmak üzere 13 özgün platform geliştirdiklerini belirten Demiroğlu, bugün Ankara Kahramankazan’da 4 milyon metrekarelik büyük bir kampüste 16 bin 300 kişilik genç ve dinamik bir kadroyla çalıştıklarını aktardı. TUSAŞ’ın yaş ortalamasının 34 olması, şirketin genç mühendislik gücüne dayalı büyüme stratejisini de ortaya koyuyor.
Şirketin küresel sivil havacılık pazarındaki rolü de konferansta öne çıkan konular arasında yer aldı. Demiroğlu, TUSAŞ’ın sivil havacılık yapısalları alanında Airbus ve Boeing’e parça üreten dünyadaki önemli kurumlardan biri olduğunu belirtti. Bazı kritik parçalarda dünyadaki tek üretici konumunda olduklarını ifade eden Demiroğlu, Airbus’ın uçan neredeyse her uçağında TUSAŞ’ın katkısının bulunduğunu söyledi. Bu durum, TUSAŞ’ın yalnızca askeri havacılıkta değil, sivil havacılık tedarik zincirinde de stratejik bir oyuncu olduğunu gösteriyor.
Demiroğlu, Türkiye’nin savaş uçağı projelerindeki ilerleyişinin yanında F-16 modernizasyon sürecine de dikkat çekti. Türk Hava Kuvvetlerinin F-16’lardan oluşan taarruz omurgasını yerli ve milli sistemlerle modernize etmek için belirlenen takvimin hassasiyetle uygulandığını ifade etti. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, mevcut savaş uçağı filosunun milli aviyonikler, görev sistemleri ve yerli mühimmatlarla daha etkin hale getirilmesi açısından kritik önem taşıyor. KAAN’ın geliştirilmesi ve F-16 modernizasyonunun eş zamanlı ilerlemesi, Türkiye’nin hava gücünde hem mevcut kabiliyetleri koruma hem de yeni nesil platformlara geçiş stratejisini birlikte yürüttüğünü gösteriyor.
Konuşmada uzay alanındaki vizyon da önemli bir yer tuttu. Demiroğlu, Somali’de kurulan uzay merkezinin Türkiye açısından stratejik bir adım olduğunu belirterek, gelecekte uzay yarışının daha da kızışmasıyla küresel fırlatma kapasitesinde darboğaz yaşanabileceğini ifade etti. Bu nedenle söz konusu yatırımın Türkiye’nin fırlatma bağımsızlığına katkı sağlayacağını dile getirdi. TUSAŞ’ın uzay projeleriyle havacılık alanındaki birikimini daha ileri bir teknoloji ekosistemine taşıması, Türkiye’nin uydu, fırlatma ve uzay sistemleri alanında bağımsız hareket edebilmesi açısından önemli görülüyor.
Demiroğlu ayrıca nitelikli insan kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2020’li yılların başında yaşanan beyin göçünün tersine döndüğünü belirten Demiroğlu, artık yurt dışına giden çalışanlardan daha fazlasının Türkiye’ye ve TUSAŞ’a geri döndüğünü söyledi. Genç mühendislere sabırlı, kararlı ve cesur olmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Demiroğlu, başarı için yalnızca yeteneğin yeterli olmadığını, güçlü altyapının da şart olduğunu vurguladı. TUSAŞ’ın Avrupa’nın ikinci büyük ses altı rüzgar tüneline sahip olduğunu ifade eden Demiroğlu, Türkiye’nin havacılıkta küresel rekabet için gerekli test ve mühendislik altyapısını güçlendirdiğini ortaya koydu.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
KAAN'ın Yeni Prototipi Pist Testlerine Başladı
KAAN Savaş Uçağı Ön Uçuş Taksi Testini Başarıyla Tamamladı
BAE Systems ve Lockheed Martin'den Blizzard Çok Görevli İHA
Anduril'in Ohio Tesisinden İlk YFQ-44A Fury Çıktı
Güney Kore büyükelçisi KAAN savaş uçaklarını savunma işbirliğinin…
Ay Görevi-1 için İsveç'ten Gelen Bilimsel Sistem TÜBİTAK UZAY'da
TAI Başkanı: Türkiye NATO'nun Gelecek Güvenlik Mimarisini Şekillendiriyor
Anduril Thunder: 5. Seviye Otonomi ile Döner Kanatlı Savaş Aracı