SON DAKİKA
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde, savunma ve havacılık sektörünün ihracat performansı önemli bir artış gösterdi. 1 Haziran 2025 ile 31 Mayıs 2026 aralığında, sektörün toplam ihracatı bir önceki döneme kıyasla yüzde 47,12 oranında arttı. Söz konusu dönemde 10 milyar 885 milyon 606 bin dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, bu rakam önceki yılın 7 milyar 399 milyon 103 bin dolarından belirgin şekilde yükseldi. Türkiye'nin 178 ülkeye savunma ve havacılık ürünü göndermesi, sektörün küresel ölçekte ne denli önemli bir konuma geldiğini göstermektedir.
SSB koordinasyonunda yürütülen uluslararası temaslar ve savunma sanayisi diplomasisi, ihracat artışında kritik rol oynadı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, dost ve müttefik ülkelerle geliştirdiği ikili görüşmeler ve stratejik işbirlikleri aracılığıyla Türk firmalarının yurt dışı pazarlardaki görünürlüğünü artırdı. Bu çalışmalar, sadece ürün tedariki değil, teknoloji geliştirme ve ortak üretim modellerinin kurulması yoluyla Türkiye'nin savunma sektöründe bölgesel bir teknoloji merkezi olarak konumlanmasını sağladı. Böylece müttefik ülkelerle uzun vadeli işbirliği ilişkileri derinleştirildi.
NATO üyesi ülkelere yapılan ihracat, sektörün stratejik önemini açıkça ortaya koymaktadır. Söz konusu dönemde NATO müttefikleri 6 milyar 235 milyon 676 bin dolarlık satışı alırken, bu tutar toplam ihracatın yüzde 57,28'ine karşılık geldi. Ülke bazlı ihracat sıralamasında ilk üç sırayı NATO üyeleri işgal etmesi, Türkiye'nin İttifak içindeki stratejik rolünün ekonomik yansımasını göstermektedir. Bu eğilim, Türk savunma sanayi ürünlerinin NATO standartlarına uygunluğu ve güvenilirliği konusundaki müttefik güvenini yansıtmaktadır.
Türk savunma sanayisinin ihracat başarısı, geçtiğimiz iki dekatta sektörde yapılan yatırımların ve yerlileştirme çabalarının sonucudur. ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, Baykar ve MKE gibi öncü firmalar, milli teknoloji geliştirme ve Ar-Ge projelerine milyarlarca dolar yatırım yaparak sektörü bu noktaya getirmiştir. Özellikle İHA/SİHA, füze sistemleri, elektronik harp ve radar teknolojilerinde elde edilen başarılar, uluslararası pazarda Türk ürünlerine olan talebini artırmıştır. Bu gelişmeler, sadece Türkiye'nin savunma ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, müttefik ülkelerin de tercih ettiği çözümler haline gelmiştir.
Sektörün kilogram başına ihracat değeri 65,16 dolar olarak gerçekleşmesi, Türkiye'nin teknoloji odaklı ihracat stratejisinin başarısını göstermektedir. Türkiye'nin genel ihracat kilogram değeri ortalaması 1,62 dolar iken, savunma ve havacılık sektörü bu değerin yaklaşık 40 katı seviyesinde katma değer sağlamaktadır. Bu fark, sektörün yüksek teknoloji ve mühendislik yoğunluğunun ekonomik karşılığıdır. Savunma sanayisinin bu performansı, ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlarken aynı zamanda Türkiye'nin küresel teknoloji ve inovasyonda artan ağırlığının bir göstergesidir.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Türkiye Savunma Sanayii İhracatında Dünya 11'incisi Konumunda
HAVELSAN, Azerbaycan'da Savunma Teknolojileri için Yeni İş Fırsatları…
KAYI SAVUNMA, ADEX 2026'da milli mühimmat ürünlerini tanıttı
ABD'nin AMRAAM Üretim Kapasitesi Rekor Seviyeye Çıkıyor
ABD'nin MQ-9A Reaper filosu 135'e düştü, üretim hattı kapalı
SAHA İstanbul: Türk Savunma Sanayisi Küresel Pazardan Pay Almak Zorunda
Canik ADEX 2026'da Azerbaycan ile savunma ortaklığını güçlendirecek
Güney Kore, TEI'nin PD170 İHA Motoruna İlgi Gösterdi