SON DAKİKA
ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, Baykar ve diğer savunma şirketlerinin yer aldığı Türk savunma sanayi, geçen yıl 10,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek dünyada önemli bir konuma ulaştı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TEKNOFEST'te düzenlenen "Savunma Sanayii ve Kalkınma" söyleşisinde, Türkiye'nin savunma sanayisi ihracatı yapan ülkeler arasında 11'inci sırada yer aldığını açıkladı. Ayrıca sektör, 18 milyar dolara yakın yeni ihracat sözleşmesi imzalamış ve bu yılın son çeyreğinde daha da güçlü bir performans göstermektedir.
Türk savunma sanayi ekosistemi, genç ve dinamik insan kaynağı ile öne çıkmaktadır. Görgün, sektörde görev yapan üniversite mezunu çalışanların yaklaşık yüzde 97'sinin Türk üniversitelerinden mezun olduğunu vurgulayarak, bu kapasiteyi ülkenin en önemli varlığı olarak nitelendirdi. Sektördeki şirketlerin yaş ortalaması 34 olup, bazı kuruluşlarda bu oran 28-29'a kadar düşmektedir. Havada, denizde, karada, suyun altında çalışacak ve uzaya gidecek platformları üreten bu ekipler, Cumhurbaşkanlığının "Tam Bağımsız Türkiye" vizyonunun temel taşını oluşturmaktadır.
Savunma sanayisinde yüksek katma değerli üretim, Türkiye'nin ihracat performansını belirgin şekilde etkilemektedir. Genel ihracatta kilogram başı değer 1,5 dolar civarında iken, savunma sektöründe bu oran 65 dolara yükselmektedir. Özellikle SİHA kameralarında kilogram başı değer 20 bin dolar seviyesinde, bu kameraların içindeki dedektörlerde ise 50 bin dolar seviyesindedir. Bu fark, sektörün teknoloji yoğunluğunu ve katma değer üretim kapasitesini açıkça göstermektedir. Yetişmiş insan kaynağının artmasıyla birlikte, bu yüksek katma değerli alanlara dönüşüm kaçınılmaz bir gelişmedir.
Türkiye'nin savunma ihracatı, coğrafi çeşitlilik açısından da önemli bir konuma erişmiştir. Sektör, 185 farklı ülkeye 230'un üzerinde ürün ihraç edebilen bir yapıya ulaşmıştır. Bu başarı, Türk savunma şirketlerinin uluslararası pazarlarda güven inşası stratejisinin sonucudur. Görgün, bu stratejinin üç temel unsurunu şöyle sıralamıştır: sözü tutmak, satış sonrası destek sağlamak ve stratejik hedefleri belirlemek. Azerbaycan ziyareti sırasında imzalanan yüksek bütçeli yeni sözleşmeler, bu stratejinin başarısını göstermektedir.
Savunma Sanayii Başkanlığı, yerli ve milli sistemlere isim verilirken Türk kültürü ve Anadolu coğrafyasına uygun tercihler yaparak, dışa bağımlılıkla mücadelede önemli bir adım atmıştır. TEKNOFEST gibi platformlar, gençleri savunma sanayi sektörüne çekerek, sektörün insan kaynağını güçlendirmektedir. Bu etkinliklerde yer alan gençler, şirketlerin işe alım süreçlerinde tercih edilen adaylar haline gelmekte, böylece sektörün sürdürülebilir büyümesi sağlanmaktadır. Türk Dil Kurumu tarafından ödüle layık görülen bu hassasiyet, savunma sanayisinin kültürel ve teknik alanlarda bütünleşik bir yaklaşımı benimsediğini göstermektedir.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Ermenistan L-39 Skyfox savaş uçağı tedariki için Çekya'yı ziyaret etti
Türk savunma sanayisinin stratejik malzemesi: Kompozit teknolojileri…
F-22 Raptor'dan YFQ-44A İHA'ya Havadan Kontrol Testi Başarılı
Avustralya HIMARS Sistemlerinin İkinci Partisini Teslim Aldı
Türkiye 2026'da 15 Milyar Dolarlık Savunma Sözleşmesi İmzaladı
SSB Sektör Buluşması: Tedarik Zinciri ve Üretim Kabiliyetleri Odağında
Savunma sanayi 2026'da 15 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı
SSB Tedarik Zincirini Güçlendirmek İçin İkinci Buluşmayı Düzenliyor