SON DAKİKA
Türk havacılık tarihinin öncü isimlerinden Vecihi Hürkuş, vefatının 57’nci yılında bıraktığı güçlü mirasla anılıyor. 18 Ocak 1896’da İstanbul’da doğan Hürkuş, genç yaşlardan itibaren havacılığa duyduğu ilgiyle yalnızca pilotluk alanında değil, uçak tasarımı, mühendislik, eğitim ve sivil havacılık girişimleriyle de Türkiye’nin havacılık serüvenine yön veren isimlerden biri oldu. Gönüllü olarak katıldığı Balkan Savaşı’nın ardından askeri görevlerde bulunan Hürkuş, daha sonra hayali olan tayyareciliğe adım atmak için Tayyare Makinist Mektebi’nde eğitim aldı.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Bağdat Cephesi’nde makinist olarak görev yapan Hürkuş, 1916’da İstanbul’a dönmesinin ardından pilotluk eğitimi aldı. 1917’de Kafkas Cephesi’nde bir Rus uçağını düşürerek “düşman uçağını düşüren ilk Türk pilot” olarak tarihe geçti. Daha sonra Ruslara esir düşerek Hazar Denizi’ndeki Nargin Adası’na götürülen Hürkuş, buradan kaçmayı başardı. Kurtuluş Savaşı döneminde de başarılı keşif uçuşları yaptı, Yunan uçağı düşürdü ve kahramanlıkları nedeniyle üç kez TBMM takdirnamesi alan tek kişi olarak kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazandı.
Vecihi Hürkuş’un havacılık tarihindeki en önemli adımlarından biri, Kurtuluş Savaşı’nın hemen ardından kendi uçağını üretmesi oldu. İzmir’de Yunanlılardan kalan uçak malzemelerini değerlendiren Hürkuş, 1924’te ilk Türk uçağı olarak kabul edilen Vecihi K-VI’yı yaptı. Uçağın uçabilirlik sertifikası için yeterli teknik personel bulunamaması üzerine 28 Ocak 1925’te kendi tasarladığı uçakla ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Ancak uçuş için izin almadığı gerekçesiyle cezalandırılması, onun karşılaştığı zorlukların en bilinen örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Hürkuş, yalnızca askeri havacılıkta değil, sivil havacılığın gelişiminde de öncü rol üstlendi. 1930’da Kadıköy’de kiraladığı bir keresteci dükkanında üç ay içinde Vecihi K-XIV adlı tek motorlu spor ve eğitim uçağını üretti. 27 Eylül 1930’da Kadıköy Fikirtepe’de ilk uçuşunu yapan Vecihi K-XIV, Türkiye’nin ilk sivil uçağı oldu. Uçağa uçuş izni almak için büyük mücadele veren Hürkuş, gerekli sertifikaları alabilmek amacıyla uçağını söktürerek demir yoluyla Prag’a gönderdi ve Çekoslovakyalı yetkililerden onay aldı.
Yeni pilotlar yetiştirmeyi de kendisine hedef edinen Vecihi Hürkuş, 1932’de Sivil Tayyare Mektebi’ni kurdu. Türkiye’nin ilk kadın pilotu Bedriye Gökmen’in de aralarında bulunduğu 12 pilot bu okulda yetişti. Hürkuş daha sonra Türkkuşu çalışmaları kapsamında uçaklarını eğitim faaliyetlerine tahsis etti; 1937’de Türk Hava Kurumu tarafından uçak mühendisliği eğitimi için Almanya’ya gönderildi ve 1939’da tayyare ve makine mühendisliği diploması aldı. Bu süreç, onun yalnızca cesur bir pilot değil, aynı zamanda teknik bilgiye dayalı üretim vizyonuna sahip bir mühendis olduğunu da gösterdi.
Sivil havacılık alanındaki girişimlerini sürdüren Hürkuş, 1947’de havadan zirai ilaçlama amacıyla Türk Kanadı şirketini kurdu, 29 Kasım 1954’te ise Hürkuş Hava Yolları’nı hayata geçirdi. Ancak uçuş izinleri, bürokratik engeller ve maddi zorluklar nedeniyle bu girişimler istenilen seviyeye ulaşamadı. Elinde kalan son uçağını Maden Tetkik Arama Enstitüsü hizmetinde kullandıran Hürkuş, Güneydoğu Anadolu’da toryum, uranyum ve fosfat arama çalışmalarına da katkı sundu. 16 Temmuz 1969’da hayatını kaybeden Vecihi Hürkuş, bugün Türk havacılığının cesaret, üretim ve bağımsızlık sembollerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
KAAN'ın Yeni Prototipi Pist Testlerine Başladı
KAAN Savaş Uçağı Ön Uçuş Taksi Testini Başarıyla Tamamladı
BAE Systems ve Lockheed Martin'den Blizzard Çok Görevli İHA
Anduril'in Ohio Tesisinden İlk YFQ-44A Fury Çıktı
Güney Kore büyükelçisi KAAN savaş uçaklarını savunma işbirliğinin…
TAI Başkanı: Türkiye NATO'nun Gelecek Güvenlik Mimarisini Şekillendiriyor
Anduril Thunder: 5. Seviye Otonomi ile Döner Kanatlı Savaş Aracı
Bayraktar AKINCI, TOLUN-P ile Elektronik Harp Ortamında Hedefi Vurdu