SON DAKİKA
Radar aldatma teknolojileri, modern askeri doktrinlerin en kritik unsurlarından biri olarak kabul edilir ve günümüz savaş ortamında görünmeden hareket edebilmenin temelini oluşturur. Radar sistemleri, hava savunmadan deniz gözetlemeye kadar birçok alanda tehdit algılamanın ana kaynağıdır. Bu nedenle radarları yanıltmaya yönelik geliştirilen aldatma yöntemleri, yalnızca savunma değil aynı zamanda stratejik taarruz üstünlüğü sağlar. İlk bakışta bu teknolojiler, hedefin konumunu gizlemek ya da yanlış göstermek amacıyla kullanılan yöntemler olarak tanımlanabilir. Ancak pratikte radar aldatma; düşmanı yanlış hedeflere yönlendirme, sahte tehditler oluşturma ve gerçek platformların algılanmasını geciktirme gibi çok katmanlı bir etki yaratır. Bu sayede hava araçları, deniz platformları ve kara unsurları daha güvenli şekilde görev icra edebilir.
Teknik açıdan ele alındığında radar aldatma teknolojileri; aktif ve pasif aldatma olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Aktif aldatma, radar sinyallerine bilinçli olarak müdahale edilmesini ve sahte yankılar üretilmesini kapsar. Bu yöntemde radar ekranında olmayan hedefler varmış gibi bir algı oluşturulur ya da gerçek hedefin konumu farklı bir noktada gösterilir. Pasif aldatma ise genellikle chaff ve benzeri yansıtıcı materyaller kullanılarak radar dalgalarının dağıtılmasına dayanır. Ayrıca düşük görünürlük prensipleriyle geliştirilen platformlar, radar kesit alanını azaltarak algılanmayı zorlaştırır. Günümüzde yapay zekâ destekli algoritmalar ve gelişmiş sinyal işleme teknikleri sayesinde radar aldatma sistemleri, tehdit seviyesine göre dinamik olarak uyum sağlayabilen bir yapıya kavuşmuştur. Bu durum, radar aldatma teknolojilerini yalnızca destekleyici bir unsur olmaktan çıkarıp, savaşın seyrini belirleyen kritik bir güç çarpanı hâline getirmiştir.