SON DAKİKA
Milli motor projeleri, Türkiye’nin savunma ve sanayi alanında dışa bağımlılığı azaltma ve stratejik bağımsızlık kazanma hedefinin en kritik yapı taşlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Kara, hava ve deniz platformlarında kullanılan motorların yerli imkânlarla geliştirilmesi; yalnızca teknik bir kazanım değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir güç unsuru olarak değerlendirilmektedir. Özellikle savunma sistemlerinde kullanılan motorların millileştirilmesi, platformların ihracat kabiliyetini artırırken tedarik zincirinde yaşanabilecek riskleri de ortadan kaldırır. İlk aşamada performans ve güvenilirlik odaklı ilerleyen bu projeler, uzun vadede yüksek katma değerli üretim ve sürdürülebilir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefler.
Teknik boyutta ele alındığında milli motor projeleri; yüksek sıcaklık malzemeleri, ileri üretim teknikleri, test ve doğrulama altyapıları ile yoğun Ar-Ge süreçlerini kapsayan çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Havacılık motorları, zırhlı araç güç grupları ve deniz platformlarına yönelik dizel ve gaz türbini motorları, bu projelerin ana odak alanlarını oluşturur. Motor tasarımından seri üretime kadar uzanan bu süreçte elde edilen bilgi birikimi, yalnızca savunma sanayiinde değil sivil havacılık ve otomotiv gibi sektörlerde de çarpan etkisi yaratır. Milli motor projeleri, Türkiye’nin teknolojik egemenliğini güçlendiren, ihracat potansiyelini artıran ve küresel rekabette kalıcı avantaj sağlayan stratejik yatırımlar arasında yer almaktadır.