SON DAKİKA
Türk savunma sanayii son yıllarda yalnızca ürün çeşitliliğiyle değil, geliştirdiği bütünleşik operasyon konseptlerini ihraç etmesiyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Uzun süre alt sistem ve ekipman ihracatı yapan Türkiye, zamanla platform ihracatında önemli başarılara imza attı. Ancak bugün gelinen noktada, dost ve müttefik ülkelere sadece araç değil, bu araçların birlikte uyumlu şekilde çalışmasını sağlayan komple konseptler sunuluyor. Romanya’nın Türkiye’den alacağı HİSAR sınıfı açık deniz karakol gemisi ile envanterindeki TB-2 SİHA’ları entegre şekilde kullanabilecek olması bu dönüşümün en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Uzmanlar, Romanya’nın HİSAR sınıfı gemiyi bir karakol platformundan öte, korvet düzeyinde yeteneklerle işletmeyi planladığını belirtiyor. Gemide kullanılacak radar, sensör ve silah sistemlerinin Romanya’nın ihtiyaçlarına göre uyarlanacağı ifade ediliyor. Bu süreçte birçok Türk savunma sanayii firmasının önemli iş payına sahip olması bekleniyor. Öte yandan Romanya'nın daha önce Türkiye’den tedarik ettiği 18 adet Bayraktar TB-2 SİHA’nın deniz görevlerinde aktif şekilde kullanılacağı, ihtiyaç halinde bu SİHA’ların kontrolünün HİSAR gemisi üzerinden sağlanabileceği bildiriliyor.
Bu kabiliyetin merkezinde HAVELSAN tarafından geliştirilen ADVENT savaş yönetim sistemi bulunuyor. Türk Donanması’nın uzun süredir insanlı ve insansız sistemleri birlikte kullanabilen bir yapı oluşturduğunu hatırlatan uzmanlar, ADVENT’in bu uyumu sağlayan en kritik unsur olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin bu sistemi ihraç etmesi, yalnızca bir savaş gemisi satışından öte, bir “milli operasyon konsepti”nin dost ülkelere aktarılması anlamına geliyor. Dünyada kara, deniz ve hava platformlarının eş zamanlı kullanımına yönelik talebin hızla arttığı düşünüldüğünde, Türkiye’nin entegre savunma çözümlerine yönelik ilginin daha da artacağı değerlendiriliyor.
Romanya’nın ardından benzer taleplerin farklı ülkelerden de gelebileceği ifade ediliyor. NATO görevlerinde TB-2 kullanan Polonya’nın da Türkiye’nin geliştirdiği kabiliyetlerden faydalandığına dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre Ankara’nın sistemler arası entegrasyon konusundaki tecrübesi, gelecekte Türk savunma sanayiine yepyeni ihracat kapıları açabilir.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Denizlerde Milli Mühendislik Atılımı: STM, Türkiye’yi Küresel Askeri Denizcilik Liginin Zirvesine Taşıyor
ÇELİKKUBBE Güçleniyor: Bir SİPER Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi Daha Envantere Girdi
Türkiye, Silahlı İnsansız Deniz Araçlarıyla Denizlerde Gücünü Artırıyor
Türkiye’den KBRN Tehditlerine Karşı Devrim Niteliğinde Hamle: PUHU-KBRN NATO Envanterinde
ASELSAN, Yüksek Teknoloji Yatırımlarıyla Anadolu’da Savunma Sanayisini Güçlendiriyor
HÜRJET’ten Tarihi Adım: Türkiye’nin İlk Gömülü Simülasyonlu Uçar Platformu Oluyor
FPV Dron SAGAN Yeni Yeteneklerle Sahaya İndi
Milli hava araçlarına yerli “kalp ve damar sistemi”: Hidrolik sistemlerde kritik yerlileştirme hamlesi