Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıyı kınıyor, kayıplarımıza rahmet diliyoruz.
SON DAKİKA
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, savunma sanayiinde elde edilen araştırma-geliştirme kazanımlarının yalnızca askeri alanda kalmayacağını, sivil sektörlerin dönüşümünde de önemli rol oynayacağını söyledi. Almanya’da düzenlenen “Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları” kapsamında değerlendirmelerde bulunan Karataş, askeri teknolojilerin tarih boyunca sivil yaşamı dönüştüren çok sayıda yeniliğe kaynaklık ettiğini hatırlatarak, Türkiye’nin de bu birikimi farklı sektörlere taşıma iradesinde olduğunu vurguladı. Karataş’ın “AR-GE kazanımlarımızı sivil tarafa dönüştürmek, gelecek yol haritamızın en önemli parçalarından biridir” sözleri, savunma sanayiinin yalnızca güvenlik eksenli değil, teknoloji ekonomisi açısından da stratejik bir kaldıraç olarak görüldüğünü ortaya koydu.
Karataş’ın açıklamaları, Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen “Milli Yetkinlik Hamlesi” projesinin daha geniş hedefleriyle de örtüşüyor. 2024 yılında Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından onaylanan proje, savunma ekosistemindeki tüm paydaşların yetkinliklerini çağın gerektirdiği teknolojilere uyum sağlayacak şekilde geliştirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda yalnızca Türkiye’deki öğrenciler değil, Avrupa’da yaşayan ya da kariyerini yurt dışında sürdüren Türk mühendisler, akademisyenler ve genç profesyoneller de hedef kitle içinde yer alıyor. Berlin’de yoğun katılımla gerçekleştirilen buluşma da bu stratejinin somut adımlarından biri olarak öne çıktı.
Savunma sanayiindeki dönüşümün geldiği seviye, Karataş’ın paylaştığı rakamlarla daha net görülüyor. Karataş, Türkiye’de savunma sanayiinde yerlilik oranının son 20 yılda yüzde 20 seviyelerinden yüzde 80’in üzerine çıktığını, ekosistemde 3 bin 500’ü aşkın firmanın yer aldığını ve 230 çeşit savunma ürününün 185 ülkede kullanıldığını söyledi. Ayrıca geçen yıl gerçekleşen 10,1 milyar dolarlık ihracatın yarıdan fazlasının NATO ve AB ülkelerine yapıldığını belirterek Türkiye’nin artık yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, dost ve müttefik ülkeler için de kritik çözüm ortağı haline gelen bir yapı kurduğunu ifade etti. Bu tablo, savunma alanındaki teknolojik ve kurumsal birikimin diğer sektörlere aktarılması halinde daha geniş ekonomik etkiler oluşturabileceğini düşündürüyor. Bu son cümle, Karataş’ın verdiği sektör verilerinden yapılan bir çıkarımdır.
Karataş’ın dikkat çektiği bir diğer alan ise insan kaynağı oldu. Savunma sanayiini bir “beka meselesi” olarak tanımlayan Karataş, bugün yaklaşık 100 bin olan sektör çalışanı sayısını 2028’e kadar 150 binin üzerine çıkarma hedefi bulunduğunu ifade etti. Bu hedef, yalnızca yeni istihdam yaratmak anlamına gelmiyor; aynı zamanda savunma sanayiinde oluşan yüksek standartlı mühendislik kültürünün, disiplinli proje yönetimi anlayışının ve teknoloji geliştirme pratiğinin sivil sektörlere de bilgi ve insan kaynağı aktarımı yapabileceğine işaret ediyor. Özellikle ikili kullanım mantığıyla geliştirilen teknolojilerin sağlık, enerji, haberleşme, yapay zeka, mobilite ve ileri üretim gibi alanlara yayılması, önümüzdeki dönemde savunma AR-GE’sinin daha geniş ekonomik etkiler doğurmasını sağlayabilir. Bu paragraftaki son iki cümle, Karataş’ın “ikili kullanım” vurgusu ve insan kaynağı hedeflerinden yapılan bir çıkarımdır.
Genel tabloya bakıldığında Karataş’ın mesajı, savunma sanayiinin artık yalnızca askeri sistem üreten kapalı bir alan olarak görülmediğini açık biçimde gösteriyor. Türkiye, savunma projelerinde geliştirilen yüksek teknoloji, AR-GE disiplini ve yetkin insan kaynağını sivil sektörlere de taşıyarak daha bütüncül bir kalkınma modeli kurmayı hedefliyor. Bu yaklaşımın başarıyla uygulanması halinde savunma sanayiindeki yeniliklerin, gelecek yıllarda Türkiye’nin genel sanayi ve teknoloji ekosistemi için daha güçlü bir lokomotif işlevi görmesi beklenebilir. Bu son değerlendirme, Karataş’ın açıklamaları ve Milli Yetkinlik Hamlesi’nin ortaya koyduğu çerçeveden yapılan bir çıkarımdır.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
TUSAŞ Genel Müdürü’nden kritik açıklamalar: KAAN 2028’de teslim, ANKA-3 için 2026 hedefi
Yunan Basınından Türkiye’nin KKTC’deki F-16 İddiası: ABD Yasaları Üzerinden Yeni Baskı Girişimi
ABD Deniz Piyadeleri, Termal Sensörlere ve Dronlara Karşı Yeni Kamuflaj Pelerini İçin Harekete Geçti
Baykar’dan Yeni Nesil Kamikaze İHA Hamlesi: K2 Sürü Uçuşu, Yapay Zeka ve 2.000+ Kilometre Menzille Sahaya Çıktı
Haluk Görgün’den K2 Kamikaze İHA Mesajı: Yapay Zeka Destekli Yeni Nesil Güç Çarpanı
ASELSAN’dan Elektro-Optik Vurgusu: Modern Muharebede Karar Üstünlüğünün Anahtarı EO Sistemler
ROKETSAN ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Arasında Savunma Sanayisinde Stratejik Güç Birliği
HAVELSAN’ın Yapay Zeka Destekli EYEMINER Sistemi Afrika’da Göreve Başlıyor