SON DAKİKA
Türkiye’nin milli savunma kapasitesini güçlendirme hedefi doğrultusunda Roketsan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan 6,5 milyar dolarlık sözleşmeler kapsamında kara, hava, deniz ve uzay projelerinde yeni üretim ve entegrasyon aşamalarına geçti. Bu kapsamda Türkiye’nin entegre hava savunma mimarisi Çelik Kubbe’nin güçlendirilmesi, tanksavar ve stratejik füze sistemlerinin seri üretimi gibi kritik çalışmalar hız kazandı. Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin balistik füze kabiliyetinin en önemli örneği olan TAYFUN üzerinde test ve üretim süreçlerinin aralıksız sürdüğünü ifade etti.
TAYFUN’un yüksek vuruş hassasiyeti, hipersonik süratleri ve elektronik harp dayanımı sayesinde her hava ve çevre koşulunda görev icra edebildiğini belirten İkinci, yeni varyantların geliştirilmesine yönelik çalışmaların da devam ettiğini vurguladı. Sistem, kısa sürede atışa hazır hale gelmesi ve mobil yapısı sayesinde birliklere büyük operasyonel esneklik sunuyor. Türkiye'nin en uzun menzilli milli balistik füzesi olarak tanımlanan TAYFUN, modern harp sahasında caydırıcı güç unsurlarından biri haline geliyor.
Bir diğer kritik teknoloji olan ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi (YESS), mini/mikro İHA ve dron tehditlerine karşı lazer tabanlı imha kabiliyetiyle ön plana çıkıyor. 2023’te seri üretime geçen sistem, Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterindeki tek enerji silahı olma özelliğini taşıyor. ALKA’nın FPV dronlara karşı etkinliğinin artırılması, yapay zekâ destekli analiz kabiliyeti ve düşük maliyetli operasyon yürütme avantajı, sistemi Türkiye’nin asimetrik tehditlere karşı en güçlü savunma araçlarından biri hâline getiriyor. İkincil hasar oluşturmayarak görev yapabilmesi ise özellikle kritik tesis güvenliğinde büyük önem taşıyor.
Deniz alanında ise ATMACA gemisavar füzesinin denizaltıdan atılan versiyonu olan AKATA projesi öne çıkıyor. 250 kilometre menzile sahip AKATA, yüksek patlayıcı harp başlığıyla Türkiye’ye su altından güdümlü mermi atış kabiliyeti kazandırıyor. Roketsan, AKATA’yı hem Türk Deniz Kuvvetlerine hem de dost ülkelere kazandırmayı hedefliyor. Bu proje, Türkiye’nin su altındaki caydırıcılığının yeni bir seviyeye taşınmasını sağlıyor.
Roketsan’ın 2025 yılında AR-GE bütçesini 10,5 milyar liranın üzerine çıkarması, şirketin uzay fırlatma sistemlerinden ileri malzeme teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede geleceğin savunma projelerine yatırım yaptığını gösteriyor. ŞİMŞEK-2 Uydu Fırlatma Aracı ile Türkiye’nin güneş eş zamanlı yörüngeye erişim hedefi doğrultusunda önemli adımlar atıldı. İDEF’25’te sergilenen 60’ın üzerindeki sistem ise Roketsan’ın küresel savunma arenasındaki konumunu daha da güçlendirdi.
2026 yılında daha yüksek seri üretim kapasitesi, hızlanan teslimatlar, ihracat odaklı büyüme ve insan kaynağının güçlendirilmesi Roketsan’ın ana stratejisini oluşturacak. Yerli üretimin artırılması, tedarikçi ekosisteminin büyütülmesi ve yeni nesil savunma doktrinlerine yön verecek teknolojilerin geliştirilmesi ise şirketin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Roketsan, Türkiye'nin caydırıcı gücünü artırma vizyonuyla milli savunma teknolojilerini küresel arenada yaygınlaştırmayı sürdürüyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Bayraktar KIZILELMA, Dünyada İlk Kez Görüş Ötesi Hava-Hava Atışıyla Jet Hedef Vurdu
Türkiye’nin Ramjet devrimi: Yerli motor testiyle dünyada sayılı ülkeler arasına giriş
ULAK Haberleşme, EDEX 2025’te milli iletişim teknolojileriyle uluslararası sahnede
Türkiye’nin Entegre Hava Savunma Kalkanı ‘Çelik Kubbe’ 6,5 Milyar Dolarlık Dev Anlaşmalarla Güçleniyor
KIZILELMA’da Bir Dönemin Sonu: Yerli İnsansız Savaş Uçağı Çığır Açan Testlerle Hedefe Kilitlendi
MKE’nin Tolga Yakın Hava Savunma Sistemi 14 Ülkeye Canlı Atışlarla Gücünü Gösterdi
Yerli Ramjet İtki Sisteminde Kritik Eşik Aşıldı: DeltaV’den Bağımsızlık Vizyonuna Büyük Katkı
Bayraktar KIZILELMA, F-16 ile GÖKDOĞAN Testinde Hedefe Kilitlendi: Tarihi Simüle Atışta Tam İsabet