SON DAKİKA
Avustralya’nın uzun menzilli vurucu güç kapasitesini artırmaya yönelik kritik füze ihalesinde kazanan taraf Lockheed Martin oldu. Fransız Thales ile Norveçli Kongsberg ortaklığında geliştirilen StrikeMaster sistemi, ABD üretimi HIMARS çözümüne karşı yarıştı ancak tercih edilmedi. Böylece Canberra yönetimi, 2,7 milyar dolar değerindeki sözleşmede HIMARS lançerleri ile Precision Strike Missile (PrSM) kombinasyonunu seçmiş oldu.
İhalede elenen StrikeMaster sistemi, yerli üretim Bushmaster zırhlı araç platformu üzerine entegre edilen iki adet Naval Strike Missile (NSM) ile hem kara hem de deniz hedeflerine karşı en az 250 kilometre menzil sunmayı hedefliyordu. Sistemin 2022’de tanıtıldığı ve özellikle Avustralya’nın kuzey bölgelerinde alan inkârı kapasitesi oluşturmak üzere maliyet etkin bir seçenek olarak öne çıktığı belirtiliyor. Mart ayında dahi canlı atış testlerinin sürdüğü bilgisi, projenin teknik olgunlaşma sürecinin henüz tamamen kapanmadığını gösteriyor.
Buna karşın Avustralya hükümeti, daha kurumsallaşmış ve halihazırda geniş kullanıcı ağına sahip bir çözüm olan HIMARS’a yönelmeyi tercih etti. Kararın yalnızca hassas vuruş kapasitesini artırmakla kalmayacağı, aynı zamanda ülkenin yerli füze üretim planları açısından da yeni fırsatlar yaratacağı değerlendiriliyor. Avustralya Savunma Sanayii Bakanı Pat Conroy’un, ülkede HIMARS sistemlerinde kullanılabilecek mühimmatların üretilebileceğini vurgulaması, tercihin sadece ithal sistem alımı değil, daha geniş bir sanayi stratejisiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
İhalenin kaybedilmesine rağmen Thales cephesinde tüm kapılar kapanmış değil. Şirketin Avustralya için 268 yeni Bushmaster ile Hollanda için yaklaşık 30 araç üretimini üstlendiği ve bu siparişlerin Bendigo’daki üretim tesisinde istihdamı yedi yıl boyunca güvence altına alacağı belirtiliyor. Bu durum, StrikeMaster projesi geri planda kalsa da Thales’in Avustralya savunma ekosistemindeki ağırlığını korumaya devam ettiğini gösteriyor. StrikeMaster’ın geleceği ise şimdilik belirsizliğini sürdürüyor; şirketin programın sonraki aşamasına ilişkin resmi bir açıklama yapmadığı aktarılıyor.
Genel tabloya bakıldığında Avustralya’nın kararı, mevcut küresel savunma ortamında ülkelerin daha düşük riskli, daha hızlı entegre edilebilir ve operasyonel açıdan daha hazır çözümlere yöneldiğini gösteriyor. HIMARS ve PrSM tercihi, Canberra’nın uzun menzilli kara vuruş gücünü hızla artırma isteğini yansıtırken, aynı zamanda Indo-Pasifik güvenlik denkleminde ABD ile savunma uyumunu daha da derinleştiren bir adım olarak öne çıkıyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Bayraktar TB2 Skydagger FPV Kamikaze Dronlarıyla Hedefleri Vurdu
ASELSAN'ın 1,1 Milyar Dolarlık Hava Savunma Anlaşması Rekor Kırdı
Türk savunma ve havacılık ihracatı ekim'de yüzde 61 arttı
Konteynerli hava savunma: ASELSAN'ın deniz çözümü
ASELSAN 1,1 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzaladı
Blitz Teknoloji'nin Gimbal Sistemleri 20 Ülkeye Ulaştı
Helsing'in Contra Sistemi: Otonom Hava Savunması Yeni Dönem
Türkiye-Kazakistan savunma ortaklığı derinleşiyor, ticaret hedefi 15…