SON DAKİKA
Airbus, ABD Deniz Piyadeleri’nin lojistik görevleri için geliştirdiği otonom helikopter çalışmasında yeni bir test aşamasını geride bıraktı. Defense One’da yer alan habere göre şirket, MQ-72C Lakota Connector olarak adlandırılan insansız helikopter konsepti kapsamında H145 helikopteriyle otonom uçuş ve algılama testleri gerçekleştirdi. Bu çalışmalar, öncelikli olarak muharebe sahasında dağıtık birliklere ikmal sağlamak için yürütülse de platformun ileride silahlı görevlere uyarlanabileceği değerlendiriliyor.
Airbus, MQ-72C Lakota’yı ABD Deniz Piyadeleri’nin Aerial Logistics Connector yarışması için geliştiriyor. Programın temel amacı, pilotlu hava araçlarına duyulan ihtiyacı azaltarak özellikle riskli ve dağıtık harekat ortamlarında lojistik desteği insansız platformlarla sağlayabilmek. Modern muharebe sahasında ikmal hatlarının tehdit altında olması, otonom helikopterleri cephenin gerisine veya ileri unsurlara malzeme taşıma görevleri için önemli bir çözüm haline getiriyor.
Şirket yetkilileri, Lakota Connector’ın yalnızca lojistik görevlerle sınırlı kalmayabileceğini belirtiyor. Airbus’a göre platformun çok yönlü tasarımı, modüler açık sistem mimarisi ve otonom görev kabiliyetleri, gelecekte farklı görev paketlerinin entegrasyonuna imkan sağlayabilir. Bu kapsamda “launched effects” olarak bilinen fırlatılabilir insansız sistemler veya farklı faydalı yüklerin platforma entegre edilmesi gündeme gelebilir. Bu da Lakota’nın ileride silahlı veya yarı-silahlı görev profillerinde kullanılmasının önünü açabilir.
Airbus’ın son testleri, şirketin Grand Prairie, Teksas tesislerinde gerçekleştirildi. H145 helikopteri, uçuş sırasında iniş bölgesini taradı, çevredeki engelleri algıladı ve gerektiğinde alternatif iniş noktası belirleme kabiliyetini gösterdi. Airbus yetkilileri, sistemin SUV büyüklüğündeki cisimlerden daha küçük saha ekipmanı boyutundaki nesnelere kadar çeşitli objeleri tespit edebildiğini aktardı. Bu algılama kabiliyeti, insansız helikopterlerin gerçek arazi koşullarında güvenli şekilde görev yapabilmesi için kritik önemde görülüyor.
Airbus U.S. Space and Defense Üst Yöneticisi Rob Geckle, testlerin Lakota Connector’ın ABD Deniz Piyadeleri için hava lojistiği görevlerini yerine getirme kabiliyetini göstermesi açısından önemli olduğunu belirtti. Geckle’ye göre algılama sistemleri, sahada icra edilecek insansız görevlerin başarısını doğrudan belirleyebilecek kritik unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle belirsiz ve dinamik şartlarda güvenli iniş yapabilen bir otonom helikopter, dağıtık harekat konseptlerinde önemli avantaj sağlayabilir.
Testlerde farklı savunma teknolojisi şirketleri de görev aldı. Shield AI, Hivemind otonomi yazılımını sağlarken, L3Harris Technologies modüler ve dijital omurga altyapısını sundu. Parry Labs ise kenar bilişim ve yer kontrol istasyonlarıyla test sürecine katkı verdi. Shield AI yetkilileri, Hivemind yazılımının özel bir yeniden tasarım gerektirmeden hem döner kanatlı hem de sabit kanatlı hava araçlarında ölçeklenebilir otonomi sağlayabildiğini vurguladı.
Airbus, bundan sonraki aşamada algılama sistemlerini daha küçük ve operasyonel açıdan daha gerçekçi nesneleri tespit edebilecek seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Şirket, yıl boyunca ilave iç otonomi ve entegrasyon uçuş testleri gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu süreç, Lakota Connector’ın sadece kontrollü test ortamlarında değil, gerçek görev şartlarına daha yakın senaryolarda da güvenilir performans sergileyip sergileyemeyeceğini ortaya koyacak.
Aerial Logistics Connector programı, ABD Savunma Bakanlığı’nın büyük güç rekabeti ve yüksek yoğunluklu çatışma senaryolarında dağıtık birliklere lojistik destek sağlama arayışının bir parçası olarak öne çıkıyor. ABD Deniz Piyadeleri’nin özellikle Pasifik gibi geniş ve parçalı coğrafyalarda küçük birliklerle görev yapma planları, otonom hava ikmal platformlarına olan ihtiyacı artırıyor. Bu tür sistemler, insanlı helikopterlerin riskli bölgelere girmesini azaltırken, birliklerin ikmal sürekliliğini koruyabilir.
Airbus’ın Lakota Connector çalışması, askeri havacılıkta otonom helikopterlerin yalnızca ikmal değil, gelecekte keşif, hedefleme, elektronik harp veya fırlatılabilir etki görevlerinde de kullanılabileceğini gösteriyor. Silahlı bir varyantın henüz resmi bir programa dönüşmediği görülse de şirketin platform mimarisi, görev genişlemesine uygun şekilde tasarlanıyor. Bu nedenle MQ-72C Lakota Connector, ABD Deniz Piyadeleri’nin otonom lojistik ihtiyacına cevap vermenin yanı sıra, gelecekte daha geniş görev profillerine uyarlanabilecek bir hava platformu olarak dikkat çekiyor.
Yorum Paylaş
Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
İlgili Haberler
Milli Helikopter GÖKBEY Kara Kuvvetleri Envanterine Girdi: 83 Helikopter İçin Teslimat Süreci Başlıyor
Milli HAVA SOJ İçin Geri Sayım Başladı: Türkiye Elektronik Harpte Stratejik Eşik Aşıyor
TUSAŞ Genel Müdürü’nden kritik açıklamalar: KAAN 2028’de teslim, ANKA-3 için 2026 hedefi
Yunan Basınından Türkiye’nin KKTC’deki F-16 İddiası: ABD Yasaları Üzerinden Yeni Baskı Girişimi
Bakan Kacır’dan savunma sanayisi vurgusu: Çelik Kubbe aktif, Tayfun seri üretimde
ABD Deniz Piyadeleri, Termal Sensörlere ve Dronlara Karşı Yeni Kamuflaj Pelerini İçin Harekete Geçti
Baykar’dan Yeni Nesil Kamikaze İHA Hamlesi: K2 Sürü Uçuşu, Yapay Zeka ve 2.000+ Kilometre Menzille Sahaya Çıktı
Haluk Görgün’den K2 Kamikaze İHA Mesajı: Yapay Zeka Destekli Yeni Nesil Güç Çarpanı